Ancak Defalarca Hata Yaptıktan Sonra Alınan 7 Hayat Dersi

Bir hatadan ders almak için aynı hatayı kaç kere yapmamız gerekir?

Yaşamın bir check-list değildir, edinilen, öğrenilen bilgilerin çıkarılan derslerin hayata geçmesi de gerekir. Bildiğiniz ama gözardı ettiğiniz bilgiler ne işinize yarayabilir ki?

Son zamanlarda harika işler çıkarıyor olmak hayatın boyunca bunun böyle gideceği anlamına gelmediği gibi bir kere hata yapmak da bunun bir daha tekrarlanmayacağı anlamına gelmez.

En büyük hayat derslerimizi bize en büyük zarar veren hatalarımızı tekrar tekrar yaptığımızda kazanırız. İşte bunlardan 7 tanesi;

kolay lokma

1-Yemek Yerken Bile Lokmamızı Çiğneyerek Çaba Göstermemiz Gerekir

Belki de bilinen en eski “büyük” derslerden birisi. Bedava olan şeyler çoğu zaman gerçekten bedava değildir. Yolun kolay görünmesinin nedeni zorlukların görmezden gelinmesidir. Dolayısıyla kolay yolu seçtiğinizi düşündüğünüzde anlayın ki bazı zorlukları görmezden geliyorsunuz. Bunu bazen bilerek bazen de bilmeyerek yapsak da bu dersi eninde sonunda alırız.

Kolay yol sanıldığından daha nadir kolaydır, bir işi doğru şekilde yaptığınızda asıl zorlukları görmüş olursunuz.

love slowly

2-Aşk Roller Coaster’ının Bir Hız Limiti Olmalı

Çoğu kişinin sorun yaşadığı bir başka konu.

Son sürat başlayan ve ilerleyen ilişkileri biliyorsunuz. Üç aylık ilişkinin ardından hayatınızı beraber geçirme planları yaptığınız ilşkiler hani. Ayrıca hani aynı hızla duvara çarpıp milyonlarca parçaya ayrılan ilişkiler.

Baş edilmesi ve öğrenilmesi gereken başlıca problemlerden birisi bu roller coaster’ın sağlıklı bir şekilde frenlenebilmesi. Neyi ne zaman hızlandıracağınızı ve ne zaman frenleyeceğinizi bilmeniz gerekir. Gerçek şu ki fren olmaksızın durmadan artan hızla ilerleyen ilişkide öğrenmeniz, kabullenmeniz veya itiraz etmeniz gereken tüm küçük ayrıntıları kaçıracaksınız. Peki tüm bu ayrıntılar geçilip gidildiğinde yok olacaklar mı? İşin daha kötüsü bazen en seveceğiniz bazı özellikeri hiç öğrenemeyecek olmanızdır, sırf aceleyle gidip milyonlarca parçaya ayrıldığınız için.

küçük alışkanlıklar

3-Küçük Günlük Alışkanlıklar, Büyük Nadir Başarılardan Daha Önemlidir

Herkes konuşabilir, hayatını yaşayabilir, zaten yapıyorlar da. Ama herkesin kendisine özgü bir hayat yürüyüşü yoktur.

Çoğu kişinin kazandığı korkunç alışkanlıklardan birisi “bir gün” alışkanlığı. Bir gün tüm bu işleri bırakıp tamamen zevk alarak yapacağım işlere adayacağım kendimi. İyi de bu “bir gün” ne anlama geliyor. Bir gün uyandığında kendini kapısında 2 Ferrari park etmiş milyon dolarlık bir malikanede mi bulacaksın? Bu bir günü tanımlamak gerekmez mi?

“Bir gün” bugündür, şu andır veya hiçbir zamandır.

Büyük başarılar uzun süre boyunca atılan küçük başarılı adımlarla yakalanır. Bu süreci atlayabileceğini düşünüyorsan yanılıyorsun. Yeteneğiniz ne olursa olsun, olduğunuz şeyin en iyisi olmak kendinize yapacağınız en büyük iyiliktir. Hani spor yaparken bazı hareketleri başarısız olana kadar tekrarlamanız gerekir. İşte neyde iyiyseniz her gün bunu hayatınızda uygulayın.kendini tanımak

4-Kendinizi Tanımak Elde Edebileceğiniz En Değerli Başarıdır

Kişinin yaşamı boyunca özenle uygulamaya çalışması gereken zorlu bir zorunluluktur bu. Memnuniyet ve başarı arasındaki fark da budur.

Benlik değerinin nereden geldiğini bulmak zorundasın. Etrafında kendini değerli hissetmen için yapılan türlü türlü şeylerle karşılaşsan da bunların çoğunun altında gizli amaçlar olacaktır, etrafındakilerin isteklerini yerine getirmen, onlara faydalı olman. Veya tam tersi seni saf dışı bırakmak için en ufak hatanı yüzüne vurup kendine güvenini sarsmanı isteyecekler. Kendi değerini kendin bil, her yönüyle.

en-cok-vakit-gecirilen-kisiler

5-En Çok Zaman Geçirdiğiniz İnsanların Bir Yansıması Olursunuz

Çevremizdeki insanlar aynalarımızdır. Kendinizi görmenize olanak veren en uygun aynalardır onlar. Kendi güvensizliklerinizi, korkularınızı veya kararlarınızı yansıtan insanlarla vakit geçiriyorsanız, o zaman bu özellikleri her gün görecek ve onlara inanmaya başlayacaksınız. Diğer taraftan korkularınna, güvensizliklerine ve müdahaleye ihtiyaç duyan taraflarına meydan okuyan insanlarla vakit geçiriyorsanız kaçınılmaz olarak daha iyi daha olumlu özelliklere sahip olursunuz. Kendinizi şekillendirmenin en iyi yolu çevrenizdekileri kasıtlı olarak seçmenizden geçer.

Güven mi istiyorsunuz? Güvenilir insanları etrafınızda tutun. Kendi benliğinizi çözmek mi istiyorsunuz? Kendini tanıyan, kendinden emin insanları etrafınızda tutun. Herhangi bir beceri, bir zanaat mı öğrenmek istiyorsunuz? Bu işlerin ustalarıyla vakit geçirin.

Her ilişki bir yoldur ve bir sonraki adıma ne zaman geçileceğini kendi kontrolünüz altında tutun.

aynı kalmak

6-Sonsuza Kadar Aynı Kalamazsınız

Herkes güvende olmak ve kalmak ister ve bunun yanlış bir yönü de yoktur aslında. Fakat gözden kaçırılmaması gereken önemli bir şey de değişimlerin değeridir.

“Değişimler kaçınılmazdır.”

Çoğu zaman bu cümle kötü bir şeymiş gibi algılanır. Çünkü değişimden korkarız, bunun güvenliğimizi, kurduğumuz bilinen güvenli ortamımızı bozacağını hissederiz. Fakat değişime alışmak da hayatın bir gerçeğidir. Spor salonuna gidip her gün aynı egzersizleri tekrar tekrar yaparsanız nasıl bir müddet sonra bu egzersizler size kolay gelecekse değişimin de bundan bir farkı olmayacaktır. Vücudunuz harekete alışacak ve gittikce daha da gelişip forma girecektir. Yeter ki değişimden korkmayın.

Değişimin sizi bulmasını beklemeyin, kabuğunuzdan çıkıp siz onu bulun. Düzlüğe çıktığınızı gösteren ufak ipuçlarını iyi takip edin ve kasıtlı olarak bu rutinleri değiştirin. Kendinizi hep bir adım ötenize sürükleyin. Zihninizin ve bedeninizin çalışması için size yabancı gelen şeyleri yapmanın yollarını arayın.

Büyüme ve ilerleme değişimde gerçekleşir.

icindeki-sese-guven

7-İçinizdeki Ses Her Zaman Bir Yol Göstericidir

Ve son diğer ders, içinizdeki sesi dinlemek. İlişki içinde kalmalı mısın yoksa veda mı etmelisin? Sevdiğin şeyleri yapıyor musun? Bunu başkaları mı yapmanı istiyor yoksa gerçekten sen mi istiyorsun? Gerçekten ne yapmanız gerektiğini düşünüyorsanız içinizdeki o kısık, tiz sese kulak verin. O her zaman ne yapmak istediğinizi en iyi bilendir.

Herkes kendi iç sesini duyabilir. Ve konuşmak istediğinde o ses size kendisini mutlaka hissettirir. Aslında çoğu şeyin mücadelesini onu dinlemek ve takip etmek için veririz Fakat bu yolda dikkatimizi dağıtan gerçekten istemediğimiz şeyleri istediğmize bizi inandıran kafa karıştırıcı şeyler yaşıyoruz.

Benliğimiz her zaman güvende olmak ister, acıdan kaçınmayı, hızlıca haz elde etmeyi ister. Bu nedenle dünyayı dolaşmak yerine düzenli işlerde çalışıyor, monoton hayatları seçiyor, kendi kitaplarımızı yazmak yerine başkalarının kitaplarını okuyoruz. Benliğimiz savunmasız ya da korkutucu değildir. Bazen derinlerden, tiz ve incencik bir ses duyarsınız. Bu sesin kendisini duyurmaya çalıştığını hissedersiniz. Ve onu ne kadar yok saymaya çalışırsanız o kadar sesinin yükseldiğini fark edersiniz. Başka nasıl derin uykulardan uyanıp hayatımızın her alanını sorgulayabilirdik ki zaten?

Benliğinizle gurur duyun, iç sesinizi dinleyin, ona güvenin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Next Post

Jüri Tarafından Yargılanmak

Paz Şub 25 , 2018
Share on WhatsApp Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn Share on Email Share on TelegramRichard Dawkins Sunday Times Bestseller’ı olan “Bir Şeytanın Papazı” kitabında Jüri sisteminin zayıf yönlerini kendi tarzıyla ele alıyor. Jüri tarafından yargılanmak herhangi birisinin aklına gelebilecek en bariz kötü “iyi fikir”lerden biri olmalıdır. Bu […]
jüri