Borderline Kişilik Bozukluğu Nedir? Özelllikleri Nelerdir?

Borderline Kişilik Bozukluğu

1. Borderline Kişilik Bozukluğu Nedir?

Borderline Kişilik Bozukluğu; bireyin kimlik duygusu, ilişkileri ve duygulanımında yaygın ve süreğen bir dengesizliğin hakim olduğu bir bozukluktur. Borderline kişilik bozukluğu; kişilik işleyişinde önemli bozulmaların yaşandığı, tutarsız benlik imajı, aşırı öz eleştiri, gerçek ya da hayali terk ile aşırı uğraşla karakterize bir bozukluktur. Borderline, kişilik bozukluğu olan kişilerin yalnızlığa karşı toleransları oldukça düşük olmakta, sıklıkla can sıkıntısı ve içsel boşluk duygusundan yakındıkları gözlenmektedir. Şiddetli duygusal dalgalanmalar ve dramatik davranışlar sergilemekte, uç noktalara varan yargılarda bulunabilmektedirler.

Varoluşumuzu şimdiki andan ayıran “sınır” bu kişiler için yoktur yahut muğlak durumdadır. Borderline hastaların “şimdiki an” ile sınırlı varlıkları, duygusal dengesizliklerini ve ilişkisel tutarsızlıklarını körüklemektedir. Borderline hastanın kendini deneyimlerinden uzaklaştırması zor olmakta; birey, deneyimleri ve kendisi arasında tatmin edici bir mesafe ayarı yapamamaktadır. Borderline hastanın süreçleri, yaşantıladığı an ile belirleme eğilimi bulunur, şimdiki ana tamamen dalmış durumdadır. Bu kişiler için birey, şimdi ve burada yaşantıladığı her ne ise onunla sınırlıdır. Şimdiki an ile kendiliği ayıran hiçbir sınır yoktur, bu ikisi birbirine nufüz etmiş ve iç içe geçmiş durumdadır.

Borderline Kişilik Bozukluğu-

Kesin yaygınlığı bilinmemekle birlikte toplumda görülme sıklığının %1-6 olduğu düşünülmektedir. Bozukluğa en çok depresif bozukluklar, anksiyete bozuklukları, yeme bozuklukları ile alkol/ madde kötüye kullanımı eşlik etmektedir.

Borderline hastalar cinsel, mesleksel ve toplumsal kimliklerinde büyük tutarsızlıklar göstermekte, güvensizlikle boğuşmaktadırlar. Hayal kırıklığına yatkınlık, kaygı ve çökkünlük, borderline bireylerde sıkça karşılaşılan durumlardır. Dürtüsel, antisosyal davranışlar, psikoaktif madde kullanımları, yaşamı “hızlandırma” çabaları, kendine zarar verici davranışlar göstermektedirler. Yaşamın anlamsızlığı, boşluk ve yalnızlık, sıklıkla yakındıkları konular olmaktadır. Özellikle yalnızlık karşısında gösterdikleri tahammülsüzlük ve yalnızlık korkuları oldukça belirgindir.

Bu kişilerin önemli bir çoğunluğu ağır narsisistik (özsever) özellikler göstermektedir. Kendilik duygusu özsever düzeyde kalmış olan borderline hastalar bir yandan kırılgan, yaralanmaya açık bir zayıflığa sahipken bir yandan da tüm güçlü (omnipotent) özellikler taşımaktadırlar. Nitekim kimi psikanalitik yayın “sınırda narsisistik kişilik örgütlenişi” betimlemesini tercih etmektedir. Bu kavram asıl bozukluğun kişinin kendilik duygusunda ve nesne ilişkilerinde olduğuna atıfta bulunmaktadır.




Nesne ilişkileri idealizasyon ve devalüasyon savunma mekanizmalarının arasında yaşadıkları dengesiz gel-gitler nedeniyle oldukça tutarsız nitelikte olmaktadır. Borderline bireyin, çocukluk çağlarında iyi ve kötü olarak ikiye bölünerek içe atılan ilk nesne temsilleri yaşamları boyunca ötekilerle kurdukları diğer tüm ilişkilere de yansımaktadır. Dolayısıyla ötekinin ya hep iyi olarak algılanarak sevilip yüceltilmekte ya da hep kötü olarak algılanıp değersizleştirilmekte ve sevilmemektedir. Bu kişilerin sadece ötekilere karşı olan tutumu değil kendilerine karşı olan tutumları da sevgi-nefret idealize etme- değersizleştirme kutupları arasında savrulmaktadır.

Borderline kişilik bozukluğu, hastaların yaklaşık %70-75’ inin yaşamlarındaen az bir kez ciddi bir biçimde intihar girişiminde bulunduğu ve bu girişimlerin yaklaşık %8-10’u tamamlandığı ciddi sonuçları olabilen bir bozukluktur. Bu nedenle erken belirlenmesinin önemi artmaktadır.

Borderline kişilik bozukluğu, kliniklere başvuruda bulunan tüm kişilik bozukluğu hastalarının %30 ile %60’lık kısmını oluşturmaktadır. Borderline kişilik bozukluğu hastalarının birinci derece yakınlarında, bu bozukluğun görülme olasılığı genel topluma göre yaklaşık 5 kat artmaktadır. Aynı zamanda depresif bozukluklar, antisosyal kişilik bozukluğu ve alkol/ madde kötüye kullanımı adına artmış ailesel risk söz konusudur.

Borderline kişilik bozukluğunun başlıca klinik özelliklerinden olan kimlik karmaşası; bütünleşmiş bir kendilik algısının eksikliği, karşıt nitelikli kendilik tasarımları, kendilik algısında kesintiler ile duygusal dünyanın bütünleşmemiş ve ambivalan (ikircikli) dışavurumlarla seyreden doğası, ilişkilerde uyum ve sıcaklık eksikliği, ilişkilerin tutarsız ve dengesiz seyretmesiyle belirli bir tablodur. Yaygın kaygı, çocuksu benlik, depresif ve mazoşistik nitelikler, saldırgan dürtüsellikle eyleme geçme eğilimi ve antisosyal davranışlar borderline hastada belirgin özellikler olarak ortaya çıkmaktadır.

Yalnız kaldıkları durumlarda kendilerini terk edilmiş, çaresiz ve öfke içinde hissederler. Yalnız kaldıklarında kendi öz değerlerine ulaşmak borderline hastalar için güç olmakta ve dışlandıklarını düşünerek çökkünlük hissi yaşamaktadırlar. Bu tutum ve davranışları içsel dünyalarının bir yansıması olarak tehlikeli ve ön görülemez nitelikler atfettikleri dış dünyada hayatta kalma çabalarıdır.

2. Borderline Kişilik Bozukluğu Hastalarının Özellikleri

Borderline kişilik bozukluğu hastalarının özellikleri:

  1. Duygusal dengesizli/Düzensizlik,
  2. Davranışsal değişkenlik/dürtüsellik
  3. Bilişsel değişkenlik

olmak üzere 3 ana alanda betimlenebilir.




2.1. Duygusal Dengesizlik/Düzensizlik

Borderline kişilik bozukluğunda duygulanım olumsuz, yoğun ve değişkendir. Öfke, duygulanımsal oynaklığın kilit faktörü olarak karşımıza çıkmakta ve zaman zaman anlamlı ötekilerin, özellikle de ilk nesnelerin, değersizleştirilmesi yahut değersizleştirmenin yansıtılması ile birlikte görülebilmektedir. Borderline kişilik bozukluğunda duygulanım tipik olarak negatif duygular olan öfke, sinirlilik, kaygı, depresyon, disfori arasında dalgalanmalar ve geçişler göstermektedir.

Duygusal Dengesizlik-Düzensizlik

Hemen hemen her zaman bir kriz durumda olduğu görülen borderline hastalarda duygulanım dalgalanmalarıyla sıklıkla karşılaşılmaktadır. Aynı anda hem bağlılık hem düşmanlık hisseden bu hasta grubu düzensiz kişilerarası ilişki örüntülerine sahiptirler. Yalnızlığa karşı toleranslarının oldukça düşük olduğu, zorlantılı bir biçimde sosyalleşmeye çalıştıkları, sıklıkla can sıkıntısı ve içsel boşluk duygusundan yakındıkları gözlenmektedir.

Şiddetli duygusal dalgalanmalar ve dramatik davranışlar sergilemekte, uç noktalara varan yargılarda bulunabilmektedirler. Diğer insanlara yönelik duygu ve tutumları kısa süre içinde dikkat çekici düzeyde ve açıklanamaz biçimde değişebilmektedir. Duygu dalganmaları tutkulu bir idealizasyondan, hor görme ve öfkeye doğru hızlı ve kesin şekilde, bir uçtan öteki uca savrulmalarla açığa çıkmaktadır. Bu kişilerde sıklıkla aşırı para harcama, kumar oynama, uygunsuz cinsellik ve yeme atakları gibi öngörülmesi güç şekilde aniden ortaya çıkan ve kişinin zarar görmesiyle sonuçlanma ihtimali yüksek olan davranışlarla karşılaşılmaktadır.

Borderline hastalar ilişkilerini tutarlı ve kararlı bir biçimde sürdürmekte, sıcak ve empatik olmakta güçlük çekmektedirler. Genellikle “fırtınalı” ve kalıcılıktan uzak ilişkiler kurmaktadırlar. Borderline kişide kendi ve ötekileri bütüncül bir şekilde tasarımlandıramama, kimlik karmaşası, sıklıkla can sıkıntısı şeklinde kendini gösteren süreğen boşluk duygusu, yalnızlık ve terk konularına aşırı hassasiyet gözlenmektedir. Kendilik algısı ötekilere bağlı olduğu, nesne sürekliliği olmadığı için yalnızlığa tahammül güçleşebilmekte ve kişi “yapışkan” bir ilişki tarzı benimseyebilmektedir.




Kişilerarası ilişkilerde dengesizlikle sıklıkla karşılaşılması ve dengesizliğin borderline hastaların günlük yaşamında oldukça yaygın bir görünüm sergilemesi, bu özelliği borderline kişilik bozukluğu tanılamasında temel bir özellik haline getirmiştir. Borderline hastaların kişilerarası ilişkilerinde bozulma yaratan bir diğer nokta bu kişilerin etraflarındaki bireyleri düşmancıl değerlendirme eğilimleridir. Yine, çok sayıda çalışma borderline hastaların son derece yüksek bir reddedilme duyarlılığından muzdarip olduklarını ve dolayısıyla reddedilmeyi kaygıyla beklediklerini ve algılanan red yaşantılarına yoğun olarak tepki gösterme eğiliminde olduklarını göstermiştir.

2.2. Davranışsal Değişkenlik/Dürtüsellik ve Beden

Borderline hastalar genellikle duygularını kontrol etmekte güçlük çekerler aynı doğrultuda bedenlerinin kontrolden çıktığından söz ettikleri konuşmalarla sıklıkla karşılaşılır. Borderline hastaların hem doğalarının bir gereği hem de yetiştirilme şartlarının etkisiyle, dürtüsellik, özellikle agresif dürtüsellik, borderline kişilik bozukluğunun önde gelen bileşenlerinden biri olarak kabul edilmektedir.

dürtüsellik

Madde kötüye kullanımı borderline hastalar arasında yaygındır. Borderline hasta çoğunlukla gelişigüzel cinsel yaşantılar ve intihar girişimleriyle belirli kendine zarar verici ve saldırgan dürtüsellik dönemleri yaşamaya da eğilimlidir. Bu dürtüsel davranışlar, ana nesnenin kaybına atfedilebilen panik ve dezorganizasyon duygusundan kaçınmak ve kaybolan nesne veya yeni kalıcı nesnelerle temas kurmaya çalışmak için ikili amaca hizmet edebimektedir.

Madde kullanımı hem kaygıyı giderir hem de geçici bir nesne olarak hizmet eder, bununla birlikte, maddenin etkileri nesne bağlantılarının yolunu açabilmektedir (örneğin dürtüsel cinsel karşılaşmalar). Bununla birlikte terk eden nesneye karşı açığa çıkan öfkenin içe atılıp kötü kendilik temsili haline gelmesi nedeniyle kendine zarar verici davranışlar ve intihar girişimleri ötekilerle gerçek yaşamda ya da fantezideki ilişkilerin ardından ya da hem zamanlı şekilde ortaya çıkmaktadır. Bu tarz kendine zarar verici ve öz yıkıcı eğilimlerle istismar geçmişleri olan borderline hastalarda fazla karşılaşılmaktadır. Öfke, kaygı ve hayal kırıklığı gibi olumsuz nitelikli baş edilemeyen duygular kendine zarar verme davranışının ortaya çıkışından önce gelir.




Borderline hastalarda; duyguların bedensel ortam yoluyla düzenlenmesi, her birey için temsil ettiklerine göre farklı biçimler alabilmektedir: ruhsal ağrıya fiziksel form verilmesi; kendini cezalandırma ya da disforisini düzenleme; bir iz bırakarak belirli olayları hatırlamak (bir yara izi); ya da daha aktif hissetme (pasif olarak deneyimlemek yerine birinin deneyimlerinin temsilcisi olmak) söz konusudur.

Fiziksel acı, aracılık edilemeyen psişik bir acının alternatifi olarak kullanılmaktadır. Borderline hastaların dövmelere olan sık ilgisi bu hipotezler ışığında da yorumlanabilmektedir. Bedeni oyuna getirmek, beden ile benlik arasındaki belirli bir ilişki biçimini belirleyen sıkıntının üstesinden gelmenin bir yolu olan paradoksal bir çözüm arayışıdır.

2.3. Bilişsel Değişkenlik

Bilişsel Değişkenlik

Borderline hastalar gerçeklikle ilişkiyi sürdürmekte güçlük çektiklerinden yapılandırılmamış ya da stresli durumlarda, bilişsel bozuklukları özellikle belirginleşmektedir. Bu geçici bilişsel bozukluklar; disossiasyon, paranoya ve durumsal şekilde diğer yarı psikotik deneyimleri de içermektedir. Bu durumdaki “stres unsuru” tipik olarak, kaybın kaçınılmaz ve geri döndürülemez olduğu hissedildiği önemli bir nesneyle temas kaybı olmaktadır. Diğer geçici yarı-psikotik deneyim türlerinden olan düşünce eklemesi, düşünce kontrolü, görsel ve işitsel hallüsinasyonlar vb. borderline kişilik bozukluğu ile ilişkilidir. Ancak bu inançların ve duyusal deneyimlerin gerçeklikle uyumluluğu keskin psikozdan daha yüksek düzeydedir. Bu geçmiş psikotik deneyimlerin ayrıca, tekrarlanan hastaneye yatışları tetiklediği belirlenmiştir. Bu nedenle psikotik tarz bilişsel deneyimler borderline hastada ruhsal işleyişteki zayıflık ve kırılganlığın göstergesi olarak kabul edilmektedir.


Kaynaklar;

Oruçlular, Y. (2016). Sınırda Kişilik Bozukluğu’nun Nedeni ve Sonucu Olarak Kişilerarası Travma: Gözden Geçirmeye Dayalı Bir Model Önerisi. Türk Psikoloji Yazıları, 19(37), 76-88.

Ouellet, C., Langlois, F., Provencher, M. D., & Gosselin, P. (2019). Intolerance of uncertainty and difficulties in emotion regulation: Proposal for an integrative model of generalized anxiety disorder. Revue Européenne de Psychologie Appliquée, 69(1), 9-18.

Öztürk, M. O., & Uluşahin, A. (2014). Ruh sağlığı ve bozuklukları. Nobel Tıp Kitabevleri.

Linehan, M. M. (1993). Cognitive-behavioral treatment of borderline personality disorder.New York: The Guildford Press.

Keskin, E. (2018). Madde Kullanım Bozukluğu Tedavisi Alan Hastalarda Duygu Düzenleme Güçlüğü ve Borderline Kişilik Bozukluğu Özelliklerinin Değerlendirilmesi

Karagöz, B. ve Dağ, İ. (2015). Kendini yaralama davranışlarında çocukluk dönemi istismarı ve ihmali ile duygu düzenleme güçlüğü arasındaki ilişki: Alkol ve/ya madde bağımlısı bir grupta kendini yaralama davranışının incelenmesi. Arch Neuropsychiatr, 52(1), 8-14.

HAYDEH FARAJİ-BORDERLİNE KİŞİLİK BOZUKLUĞUNDA DUYGU DÜZENLEME VE İLK NESNE İLİŞKİLERİ İLE RUHSAL İŞLEYİŞİN RORSCHACH TESTİNDEKİ GÖRÜNÜMÜ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Next Post

Koalisyon Nedir? Çeşitleri- Türkiye’de Kurulan Koalisyonlar

Çar Ağu 5 , 2020
Share on WhatsApp Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn Share on Email Share on Telegram1. Koalisyon Nedir? Koalisyon; demokratik ülkelerde seçimler sonucu tek bir partinin güvenoyu alabilecek bir hükümet kurmasını sağlayacak milletvekili çıkaramaması durumunda diğer partilerle iş birliğine gitmesidir. Koalisyon hükümetleri en az iki ve daha çok […]
koalisyon-nedir