Cam Tavan Sendromu Nedir?

1
cam-tavan-sendromu

Cam Tavan Sendromu

Cam tavan sendromu, kadınların liyaketlerine ve başarı düzeylerine bakılmaksızın üst yönetim kademelerine çıkmalarını engelleyen, açıkça görülemeyen ancak aynı zamanda aşılamayan engelleri nitelendiren bir metefordur. Diğer bir tanımla “azınlıkları ve özellikle kadınları yeteneklerini ve başarını göz ardı ederek örgütlerin üst kademelerine çıkmasını engelleyen kırılmaz ve görülmeyen yapay bariyerler” olarak tanımlamaktadır.

Cam tavan kavramı; çalışma hayatında cinsiyet ayrımcılığının bir boyutudur ve kadınların üst yönetim kademelerine terfisini engellemektedir. Bu engellerin en önemli özelliği ise kişinin kendi algısından kaynaklanabildiği için görünmez olmalarıdır.

Cam tavan sendromu, kadının yeteneksizliğinden kaynaklı değil sadece kadın oldukları için üst düzey yönetim pozisyonuna yükselmesine ket vuran engellerdir. Cam tavan engelleri örgütün çalışma hayatında rekabet üstünlüğü elde etmesini sağlayacak iyi eğitimli ve deneyimli kişilerden yoksun kalmasına neden olmaktadır.

Cam tavana neden olan faktörler genel olarak, kadınların yönetici pozisyonda kısa süre çalışmaları, işgücünde aralıklı olarak var olmaları, kadınların insan kaynakları ve halkla ilişkiler gibi yükselme olanağının az olduğu alanlarda çalışmaları ve üst yönetimin işe almada ve terfi politikalarında ayrım yapmalarıdır.

cam-tavan-sendromu
Cam tavan 1970’li yıllarda Amerika Birleşik Devletleri’nde kadın çalışanların üst kademede yer alan yönetim pozisyonlarına engel olan örgütsel ve tutumsal değer yargılarından kaynaklanan görünmeyen ve doğal olmayan engeller anlamında kullanılmaya başlamıştır.

Günümüzde kadınlara açık bir şekilde ayrımcılık yapılmasa da eşitsizliğin ortadan kalktığı da söylenemez. Çünkü aslında yaşanan eşitsizlik yer altına inmiş, kadınlara karşı önyargı ve ayrımcılık, bir çok alanda, kamu politikasında ve kültürel kurallarda örtülü bir şekilde varlığını sürdürmektedir. Diğer taraftan bu durumun yaygın olması, bir çok kadın çalışanın bunu kabullenmesine, sorgulamamasına ve hatta farkında bile olmamasına yol açabilmektedir. Bununla birlikte bu konularda süregelen bir tartışma da devam etmektedir.

Cam tavan sendromunun kırılmasına dair işyerlerinde çeşitli yaklaşımlar ileri sürülmektedir. İlki, işyerlerindeki kadınlar erkek gibi davranmayı öğrenerek işgücüne katılma yoluna gitmişlerdir. İkinci yaklaşım, işyerleri kadınların ihtiyaçlarına uymayı tercih ederek kadınlara doğum izni, kreş, esnek çalışma koşulları sağlamaktadır. Üçüncü yaklaşım ise, kadınları ataerkil yapıdaki faaliyetlere veya kadın ürünlerinin kadınlar tarafından pazarladığı işlere yönlendirerek çalışmaya dâhil etmektir. Cam tavan sendromunun kırılmasında kamu ve özel sektörde yer alanlar kurumlarda bu üç yaklaşımda uygulanmaktadır. Kurumsallaşmış iş yerleri kadın çalışanlarının kaybetmemek adına çalışma koşullarının iyileştirilmesi için kreş ve esnek çalışma koşullarını uygulamaktadır. Bazı kurumlar ise kadın çalışanları onlara atfedilen işlere yönlendirmektedir.

Cam Tavan Engelleri

“Cam Tavan Sendromu” kavramı geçmişten günümüze kadar birçok kadın çalışanın mücadele ettiği bir kavramdır. Bu kavramın oluşmasında belli başlı unsurlar vardır. Kadın personellerin üst düzey kademelere yükselme hususundaki karşılarına ilk olarak çıkan “bireysel faktörlerden” meydana gelen engeller; sosyal hayattaki değer yargıları, aile içerisindeki görev paylaşımı, kadının cinsiyet özellikleri gibi ön yargıları içerir.

Kadın Yöneticilerde Cam Tavan Engelleri

  • Bireysel Faktörlerden Kaynaklanan Engeller
    • Çoklu Rol Üstlenme
    • Kadınların Kişisel Tercih ve Algıları
  • Örgütsel Faktörlerden Kaynaklanan Engeller
    • Örgüt Kültürü
    • Örgüt Politikaları
    • Mentor Eksikliği
    • Informal İletişim Ağlarına Katılamama
  • Toplumsal Faktörlerden Kaynaklanan Engeller
    • Mesleki Ayrım
    • Stereotipler (Cinsiyetle Bağdaştırılan Kalıplaşmış Önyargılar)

Bireysel Faktörlerden Kaynaklanan Engeller

Bireyin kendisinden kaynaklanan nedenler; kadınların birden fazla rol üstlenmesi ile kişisel tercih ve algıları bulunmaktadır.

“İş ve evdeki rollerinin kadın için üç tür gerilim ve çatışmaya yol açtığı belirtilmektedir:

  1. Zaman baskısına dayalı gerilim
  2. Çatışan rollerin yarattığı gerilim
  3. İki alanda birbirinden farklı davranış istenmesinin yarattığı, davranış tabanlı gerilim.”

“Zaman baskısına dayalı gerilim, bireyin bir rolünü yerine getirmesi için ayrılmış olan sürenin, diğer rolüne ilişkin taleplerin kısıtlanması halinde ortaya çıkmaktadır.” Genellikle evde küçük çocuk sahibi veya kalabalık ailelerde olan bireylerde bu gerilim türü görülebilir. Ayrıca iş yerinde düzensiz sürelerde ve fazla mesailerle çalışma durumunda da zaman baskısına dayalı olarak gerilim meydana gelmektedir. Çalışan bireylerin yaşam alanlarındaki gerilme yorgunluk ve stres nedeniyle diğer yaşam alanlarındaki performanslarının kısıtlandığı durum ise “çatışan rollerin yarattığı gerilim” olarak açıklanabilir. Bireylerin yaşamış olduğu gerilim, ev veya iş yerlerinde yaşamış olduğu yoğun stres nedeniyle meydana gelmektedir. Çalışan bireylerin davranış kalıplarının bir rolü uyumlu olurken diğer rolünün ihtiyaçlarıyla uyumsuz olduğu durumda “davranış tabanlı gerilim” meydana gelmektedir. Davranış tabanlı gerilim ise, bireyin davranış kalıplarının, bir rolü ile uyumlu olurken, diğer rolünün gereksinimleri ile uygunsuz olduğu durumda ortaya çıkmaktadır. Davranış tabanlı gerilim türünün tespit edilmesi zor olduğu için birçok çalışmada gözden kaçmaktadır. Bu gerilim tipinde, bireylerin iş yerlerinde evdeymiş gibi, evlerinde ise işyerlerindeymiş gibi davranması halinde yaşanmaktadır.

Çoklu Rol Üstlenme

kadın-çoklu-rol

Kadının anne, eş ve çalışan olarak pek çok sorumluluğu bulunmakta ve dolayısıyla toplumsal yaşamda pek çok farklı rol üstlenmektedir. Kadın üstlendiği tüm bu rollerle başarılı olmak istediğinde hem iyi bir anne hem iyi bir eş hem de iyi bir çalışan olmak durumdadır. Bu kadar rolü başarılı şekilde yerine getirmesi kadının zamanında çok iyi bir programlamayı gerektirir. İyi bir programlama yapılsa dahi çoklu roller kadında bir yetişme telaşına yani zaman gerilimine sebep olmaktadır. Her bir rol farklı bir davranış gerektirmektedir. Her rolün farklı davranış istemesi rol çatışmasını beraberinde getirmekte ve kadını dezavantajlı duruma sokmaktadır. Bu bağlamda kadın bir yol ayrımındadır veya kariyerini tercih edip ‘süper kadın’ olmakta ya da feminen özelliklerini korumak için kariyerini sonlandırmaktadır.

Kadınların Kişisel Tercih ve Algıları

Aile hayatının zarar göreceğinden duyulan endişe, yerleşik algılar sebebiyle kariyerinin kısa süreceği veya terfiler olmayacağı inancı, çeşitli engellerin getirdiği özgüven eksikliği, öncelikle kadınları rakip olarak görme eğilimi, cinsel kimliğini kaybetme endişesi, yöneticiliği kendine uygun görmeme, kişinin kendi kendine yarattığı engellerdir.

anne-rolü

Kadın çalışanların aynı yaştaki erkek çalışanlarla kıyaslandığında daha kısa kariyerlerinin oldukları görülür. Çünkü kadınlar genelde 25-35 yaş aralığında çocuk büyütmektedirler. Yine aynı sebepten dolayı sürekli iş yaşamında bulunamadıkları için terfileri yavaş, maaşları düşüktür. Bu şekilde düşünen kadın çalışanlar iş hayatında isteksiz ve mutsuz olarak kendilerine “cam tavan engeli” yaratırlar.

Örgütsel Faktörlerden Kaynaklanan Engeller

Kadın personellerin bireysel “cam tavan” engellerinden biriside örgütsel kaynaklı engellerdir. İş yaşamı bir örgüt içinde meydana gelir ve bu örgüte ait kültür, örgütün politikaları, örgüt üyeleri, örgüt içi iletişim kadın personellere farklı bir çalışma ortamı sunabilmektedir.

Toplumsal Faktörlerden Kaynaklanan Engeller

“Kadınların yaşadıkları toplumlarda kendilerine uygun meslek seçimlerini belirleyen cinsiyetçi ‘Mesleki Ayrım ve kendisine yönelik Toplumsal Önyargılar (Stereotipler) onların yöneticilik mesleğinde yükselip yükselmeme imkanlarının olup olmadığına ve de bu konuda kendi kararını verme süreçlerinde etkili olmaktadır.

“Cam Tavan” engelinin oluşmasını etkileyen sosyal hayata dair” faktörlere örnek olarak “mesleki ayrımcılık” ve “toplumsal cinsiyet ayrımcılığı” gösterilebilir.

Cinsiyete dayalı iş yaşamının toplumda yaygın olması sebebiyle bazı meslek grupları sadece erkeklerin yapabileceği meslekler olarak kabul edilmektedir. Meslek tanımlarının ‘kadın işi’ ‘erkek işi’ şeklinde kabul görmesi hiyerarşik pozisyonları da etkilemekte ve dikey tabakalaşmaya neden olmaktadır.

Kadın çalışanların erkek çalışanlar kadar yönetim pozisyonlarında bulunmaması ayrıca toplumda erkeğin yapacağı iş olarak kabul edilen iş seçimi yapamaması toplumsal cam tavan engellerinden biridir.

“Kraliçe Arı Sendromu Nedir?”

Kaynaklar:

Sema YİĞİT-ÇALIŞMA YAŞAMINDA KADIN ÇALIŞANLARIN CAM TAVAN SENDROMUNUN TÜRKİYE ÖRNEĞİ AÇISINDAN İNCELENMESİ
Sümeyye DOĞAN-KADIN YÖNETİCİLERİN ÖRGÜTSEL PSİKOLOJİK SERMAYE DÜZEYLERİ VE CAM TAVAN ALGILARININ LİDERLİK TARZLARI BAĞLAMINDA İNCELENMESİ
DİLAN YALMAN-ÇALIŞMA YAŞAMINDA KADIN YÖNETİCİLER VE İSTANBUL BELEDİYELERİ ÖRNEĞİ

One thought on “Cam Tavan Sendromu Nedir?

  1. Geri bildirim: Kraliçe Arı Sendromu

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Next Post

Din ile İlgili Ninniler - Dini Ninni Örnekleri

Çar Kas 25 , 2020
Share on WhatsApp Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn Share on Email Share on TelegramNinniler, annelerin bebeklerini uyutmak için mırıldandıkları türküler olarak sahip oldukları evrensel, dini, millî duygu ve düşünce değerleriyle geçmişi bugüne ve geleceğe taşıyan ürünlerdir. Din ile ilgili ninni örneklerini paylaşalım… Din ile İlgili Ninni […]
dini-ninniler