Değişim Mühendisliği

Adam Smith’den başlayarak günümüze kadar gelen süreçteki yöntemler işi alt parçalara bölmekte, yetki ve sorumlulukları bürokrasi içinde yaymaktadır. Ancak, günümüzde hiçbir olgu sabit ve tahmin edilebilir değildir. Pazar bünyesi, müşteri talebi, ürün dayanıklılık süreleri, teknolojik değişim hızı ve rekabet türü sabit değildir ve bu yüzden Adam Smith’in dünyası ve iş yöntemleri gerilerde kalmıştır.” (Hammer, M. 1993)

Tarım, sanayi, enerji ve bilgi sürecinde insanlık tarihinde bilginin ilk kez temel kaynak olarak maddenin ve enerjinin önüne geçerek en önemli kaynak konumunda olduğu gözlemlenmektedir. Sadece bir ülkeyi değil, tüm dünyadaki gelişmeleri ve eğilimleri değerlendirdiğimizde, üreten veya hizmet veren tüm kuruluşların kamu/özel ayırımı yapılmaksızın, en başta müşteri/kullanıcı (veya hizmet veren kişi, kurum ve kuruluş) olmak üzere, rekabet, personel verimliliği, maliyet kontrolü, örgüt yapısında esneklik gibi çeşitli faktörleri göz önünde tutmalarımn gereği ortaya çıkmaktadır. Tüm bu faktörlere ek olarak ve belki de en önemlisi, küresel piyasanın izlenmesi, stratejik ortaklık, kalite, değişiklik koşullarına uyum sağlamak gibi faktörler de sadece bir kurum, ülkenin değil, yer kürenin ülke ve kuruluşlarının göz önünde tutulmasını zorunlu kılmaktadır. “Küreselleşme”, “Globalleşme”, “Şeffaflık”, “Dünyaya açılma” gibi deyimlerle dilimizde yer bulan bir kavramın gittikçe daha çok anlam, içerik ve önem kazanması bundan dolayıdır.

Günümüz kuruluşlarım, yöneticilerini etkileyen üç güç vardır: Müşteri, Rekabet ve Değişim. “Müşteri’nin; hangi ürünü, hangi şartlarda, nasıl alacağını bilmesi, “rekabet”in; fiyat, seçenek fazlalığı, kalite, satış sonrası hizmetler vb. gibi alanlara yayılması, bu iki olguyu artık değiştirmiştir. Ancak, bunlarla birlikte “degişim”in kendi yapısı da değişmiştir. Japonların başarılarının anahtarı olarak açıkladıkları KAİZEN‘de; “sürekli değişim” anlamına gelmektedir. Kuruluşlarda uzun vadeli başarıyı ürünler değil, o ürünleri yaratan süreçler kazandırabilir. İyi ürünler başarılı kuruluşlar yaratmaz, başarılı kuruluşlar iyi ürünler yaratabilir. “Toplam Kalite Yönetimi” denilen yöntemin de özü budur.

Değişim Mühendisliği”nin ana teması şudur: Şirketler işi, süreç çevresinde organize etmek zorundadır. Günümüzdeki kuruluşların çoğunda süreçlerin tümünden sorumlu kimse yoktur. Maliyet, kalite, hizmet ve hız gibi çağımızın en önemli performans ölçülerinde çarpıcı geliştirmeler yapmak amacıyla iş süeçlerinin temelden yeniden düşünülmesi ve radikal biçimde yeniden tasarlanması değişim mühendisliğidir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Next Post

Yapı Eylemi - İlk Barınaklar

Sal Eyl 25 , 2018
Share on WhatsApp Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn Share on Email Share on TelegramÇevre koşullarım kabullenme yerine, aktif girişimleri ile o koşulları denetlemeyi, kendi yaptığı öğeleri ve emeğini de katarak çevresini değiştirmeyi, düzenlemeyi, yeni ve yapay çevreler oluşturmayı amaçlayan davranış biçimi bütün canlılar içinde sadece insana […]
barınak

Bu Yazıları da Okumak İsteyebilirsin