Demateryalizasyon Nedir?

Demateryalizasyon nedir

Demateryalizasyon en genel kapsamda maddi özelliklerden uzaklaşma anlamına gelmektedir. Bu terim, 1970’li yıllardaki kavramsal sanat anlayışını anlatmak için kullanılmıştır. O yıllarda sanatçılar sanat nesnesine değil de sanatın düşüncesine ağırlık vermişlerdir.

Demateryalizasyon terimi ilk olarak Lucy Lippard ve John Chandler tarafından ele alınan makalede kullanılmıştır (Lippard L., Chandler J., (1968),”The dematerialization of art”, Art international, 12(2): 31-36.)

Sanatta demateryalizasyon maddenin kendisine ait dışavurumlarının belirsizleştirilmesi ve geçirgenleşmesi ile olmaktadır. Sanatın ve mimarinin ana unsuru ilk bakışta madde gibi durmaktadır. Yapının malzemeye bağlı algısal niteliklerinin azaltılarak, binanın bütünleyici homojen bir kabuk altında olusturulması olarak “demateryalizasyon” kavramı karşımıza çıkmaktadır. Peter von Meiss “Element of Architecture” adlı kitabında demateryalizasyonu; bosluk, form ve geometrinin heykelsiliği olarak tanımlamaktadır. Demateryalizasyon; yapı yüzeyinin farklı malzemelerin birlesmis bir yüzey olarak homojen davranması olarak tanımlanmaktadır.

Demateryalizasyon mimarlıkta yeni kullanılan bir kavram degildir. Endüstri Devrimi ile birlikte büyük cam yüzeylerin kullanılarak camın yapı malzemesi olarak malzemesizlikle ilgili karakterinin sergilenmesinde bir demateryalizasyondan bahsedilebilir. Burada yapı cam seffaf bir kabuk olarak karsımıza çıkmaktadır. Dönemin sembolik strüktürü olarak Crystal Palace, endüstride fabrikasyonun prototipi olmaktan öte; ileri teknolojinin hafiflik, saydamlık ve demateryalizasyon gibi egilimlerini de içermektedir.

Demateryalizasyonla yapının örtülmesinde de; yapısal ve fonksiyonel gerekçeler olmaksızın, form ve geometrinin sagladıgı anlam olanakları ile bir konsept olusturulmak öne çıkmaktadır.

Demateryalizasyonu tam anlamıyla anlamak için; strüktür ile giydirilen arasındaki esas iliskiyi anlamak gerekmektedir. Demateryalizasyonun en belirgin özelliklerinden olan, giydirmek, görüntüyü degistirmek için yapının kaplanması degil; kaplanan seyin tanınmasıdır. Demateryalizasyonun kısmen sanatsal bir sekilde heykelleserek malzemesizlesen durumunu daha iyi anlamak için birer sanatçı olan; Christo ve Jean- Claude’nin çalısmalarına bakmak dogru olacaktır. İki sanatçı, 1985’te Paris’teki Pont-Neuf köprüsünü polyamit kumas ve ip kullanarak örtmüşlerdir.

Christo ve Jeanne Claude tarafından giydirilen Pont-Neuf köprüsü

Bu iki sanatçı yaptıkları işlerde giydirilen ile alttaki kaplanan şeyin birbiri ile örtüşmeleri görülmektedir. Bu durum zamanımızın görsel dünyasında demateryalizasyonun malzemesizlik ile ustaca elde edilmiş bir sadelik olarak
karşımıza çıkıyor. Böylelikle örtme sözcügü, içinde barındırdığı gizemli anlamla, mimarlığın görünmeyen özellikleri ile ilgili söylemin gelişmesine de neden olmuştur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Next Post

Kahve ile İlgili Sözler- En Beğenilen Kahve Yanı Sözleri

Cum Oca 8 , 2021
Share on WhatsApp Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn Share on Email Share on TelegramEn Güzel Kahve Sözleri Çoğu kişinin günlük hayatının önemli bir parçası haline gelen; kokusu, tadı ve etkisi ile sosyal medya paylaşımlarına en çok konu olan kahve ile ilgili sözleri bir araya getirdik. Meşhur […]