Demokrasinin Paradoksu (Paradox of Democracy)

Demokrasinin Paradoksu (Paradox of Democracy); siyaset teorisinde neredeyse Antik Yunan’dan beri yer almakla beraber özellikle Rousseau tarafından vurgulanan ve daha sonra başka yazarlarca da işlenerek geliştirilen ve çeşitli şekillerde ifade edilen bir paradokstur. Demokrasinin Paradoksu şu şekilde ortaya konabilir:

a) Demokratik tercihin meşruluğuna inanırsam, demokratik prosedürler sonunda seçilen siyasanın uygulanması gerektiğini kabul etmeliyim.

b) Birbiriyle uzlaşması imkânsız iki siyasa vardır: A ve B.

c) Anın doğru olduğuna ve uygulanması gerektiğine inandığım için tercihimi ondan yana kullanıp A’ya oy veririm.

d) Çoğunluk benim gibi düşünmez ve B’ye oy verir.

Bu durumda (a) ve (d) B’nin uygulanmasını gerektirir. Ben, (c)’den dolayı A’nın tatbikinin lüzumlu oduğuna inanırım. Aynı zamanda (b)yi, yâni A ile B’nin uzlaşmasmın imkânsız olduğunu bilmekteyimdir. Böylece, demokrasiyi benimsememden dolayı çatışan ve hatta çelişen kanaatleri benimsemeye zorlanmış görürüm. Bu paradoks sosyal tercihten doğan oylama paradoksuyla karıştırılmamalıdır. Demokrasi paradoksunun olumsuz etki ve sonuçlarının azaltılması veya sınırlanması, çoğunluğun yetki alan ve hudutlarının daraltılmasıyla sağlanabilir. Bu ise bizi liberal demokrasinin iktidarı sınırlama yollarına başvurmaya götürür.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Next Post

Demokratik Sosyalizm Nedir?

Per Kas 1 , 2018
Share on WhatsApp Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn Share on Email Share on TelegramDemokratik sosyalizm (Democratic socialism); İlk bakışta demokrasiyle sosyalizmin birleştirilmesini ifade ettiği sanılan, oysa daha çok bir sosyalizme ulaşma yöntemini adlandıran bir terimdir. Demokratik sosyalizm, demokratik araçlar ve demokratik yöntemlerle, yâni temsilî müesseselerle yönetilen […]

Bu Yazıları da Okumak İsteyebilirsin