Göstergebilim Nedir? (Semiyoloji)

göstergebilim-bu-bir-pipo-değildir

Göstergebilimi en kısa tabir ile anlatmak gerekirse, anlamın oluşumunu inceleyen bilim dalıdır. Gösterge, genel olarak, kendi dışında bir şeyi temsil eden ve dolayısıyla bu temsil ettiği şeyin yerini alabilecek nitelikte olan her çeşit biçim, nesne, olgu, vb. olarak tanımlanır. Bu nedenle göstergebilime, temsil etme sanatı da denilebilir.

Göstergebilim, yalnızca dilsel göstergeleri incelemez. Aynı zamanda temsilî ve anlamlı bir bütünü meydana getiren her şeyi analiz etmektedir.

Göstergebilim (semiotic) terimini ilk kullanan modern düşünür John Locke, “İnsan Anlayışı Üzerine Bir Deneme” (Essay Concerning Human Understanding) adlı yapıtında göstergebilimin; zihnin nesneleri anlayabilmek ya da bilgisini başkalarına aktarabilmek için kullanmakta olduğu göstergelerin özyapısını ele alan bir çaba olduğundan söz etmiştir.

Göstergebilim, söz konusu göstergelerin anlamlarını farklı göstergelerin bir araya gelmesiyle yaratılan etkileşimi ve kurduğu iletişimi, üretilen metinler, tasarımlar, sanat eserleri, mitler vb. üzerinden inceleyen bilim dalıdır.




Bakmak ile görmek arasındaki ayrımın ortaya çıktığı göstergebilimde, göstergeler sayesinde insanlar birbirleri ile iletişim kurmakta, düşüncelerini paylaşmakta ve anlaşmaktadır. Göstergeler sarmalında yaşayan insanlar, iletişime geçmek için diller, markaların amblemleri, trafik işaretleri, edebiyat, resim, müzik, tiyatro gibi sanat dallarındaki çeşitli araçlar, jest ve mimikler, moda, vb. gibi pek çok alanda göstergelerden yani kendi dışında herhangi bir şeyin yerine geçen anlamlı bütünlerden faydalanırlar. Tüm bunların temelinde ise düşünceyi işler hale getirme amacı vardır.

Gösterge Nedir?

Gösterge en basit anlatımla, kendinden bağımsız olarak, var olan bir şeyi hatırlatan şeylerdir. Bir ambulans sireni, trafik işareti, hastalık belirtisi olan kırmızı noktalar vb. gösterge olarak kabul edilebilinir. Bir elma resmi gördüğümüzde onun zihnimizde elmayı çağrıştırması normaldir ama o bir elma değildir. Elma örneği dünyanın her yerinde elmanın şeklini, görüntüsünü bilen için geçerli bir örnektir fakat dil bilimi olarak bakıldığında Türkçe bilmeyen bir kişiye “elma” dediğinizde o kişi için elma kelimesi hiçbir anlam ifade etmez. Buradan yola çıkıldığında göstergelerin bir ortaklaşmaya ihtiyaç duyduğunu söyleyebiliriz. Bu durum kültürel birikim, mit, coğrafya ve ideolojik birikimi de içine almasıyla daha karmaşık bir hal alır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Next Post

Mutlak Üstünlükler Teorisi ve Açıklaması

Cum Eki 9 , 2020
Share on WhatsApp Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn Share on Email Share on TelegramAdam Smith 1776 yayımladığı Ulusların Zenginliği kitabında Mutlak Üstünlükler Teorisini ortaya atmıştır. Mutlak Üstünlükler Teorisinde; maliyet kavramının yalnızca homojen bir faktör olan emek faktörünü içerdiği, devlet müdahaleciliğinin bulunmadığı, malların homojen, tam rekabet koşullarının […]
Mutlak Üstünlükler