Iskat Nedir?

ıskat-nedir

Arapça kökenli bir kelime olan ıskatın Türk Dil Kurumu sözlüğünde kelime karşılığının “düşürme, aşağı atma ve çıkarılma” olduğu görülmektedir. Iskat, sermaye borcu ödemelerinde pay sahiplerinin temerrüde düşmesi durumunda, pay sahiplerinin iştirak taahhüdünden ve yaptığı kısmi ödemelerden doğan haklarından yoksun bırakılması ve payının satılıp yerine bir başkasının alınması şeklinde tanımlanabilir.

6762 sayılı eski Türk Ticaret Kanunu yürürlükteyken ıskat kavramı, Yargıtay kararlarının birçoğunda “çıkarılma” ya da ihraç” olarak ifade edilmiştir. Ancak ıskat kavramı ile çıkarılma kavramı aynı anlama gelmemekte ve ıskat yaptırımı her zaman çıkarılma ile sonuçlanmamaktadır.

Iskat uygulaması ile çıkarılma sonucunun doğması için ilgili pay sahibinin tüm paylarının ıskata maruz kalması ve ıskat sonucu paylarının satılması neticesinde şirkette hiçbir payının kalmaması gerekmektedir. Bu da ıskatın şirketler hukukunda yer alan diğer çıkarılma hallerinin dışında kalmasına neden olmaktadır.

6762 sayılı eski Ticaret Kanunu’nda ıskat kavramına yer verilmemiş olup Türk Ticaret Kanunu m.483’de ıskat kavramına açıkça yer verilmiştir. Bu yüzden söz konusu yaptırımı tanımlarken ihraç ya da çıkarma kavramlarının kullanılması uygun değildir.

Anonim şirketlerde bazı hallerde pay sahipliğinden çıkarılmaya sebep olan ıskat, Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenen diğer çıkarılma hallerinden farklı olarak sermaye koyma borçlarının yerine getirilmesi sağlamak maksadıyla düzenlenmiştir. Pay sahipleri tarafından taahhüt edilen sermayenin tasarruf işlemleriyle ödenmesi ve korunması şirket tüzel kişiliği ve alacaklılar için çok önemlidir. Bunun korunması ve temini için Türk Ticaret Kanunu m.483’de düzenlenen ıskat yaptırımı emredici bir şekilde düzenlenerek ve anonim şirkete tanınmış bir hak olarak karşımıza çıkmaktadır.

Iskat, pay sahibine ağır sonuçlar getiren bir yaptırımdır. Bundan dolayı ıskat emredici hükümler çerçevesinde düzenlenmiştir. Iskatın amacının esas sermayenin temini ve korunması olması ve emredici bir şekilde düzenlenmiş olması nedeniyle ıskatın esas sözleşmeyle bertaraf edilmesi mümkün değildir. Ayrıca esas sözleşmeye hüküm konularak sermaye koyma borcu haricinde başka nedenlerle ıskat uygulanabileceğinin kararlaştırılması mümkün değildir.

Iskat ve çıkarılma kavramları birbirinden farklıdır. Iskatın uygulanmasıyla karşılıkları zamanında ödenmeyen paylar için pay sahipliği sıfatı ortadan kalkar. Iskat sonucunda çıkarılma sonucunun ortaya çıkabilmesi için ıskat prosedürünün uygulandığı pay sahibinin şirkette başka payının kalmaması veya bu kişinin sahip olduğu bütün paylara ıskat yaptırımının uygulanmış olması gerekir. Zira ıskat pay sahibine değil münferit pay veya paylar üzerindeki pay sahipliği sıfatına uygulanmaktadır. Çıkarılma kavramı ise ortaklık sıfatını tamamen sona erdiren bir yaptırımı ifade eder.

Kaynak:

Pulaşlı, Hasan, Şirketler Hukuku Şerhi Cilt 2, Adalet Yayınevi, Ankara, 2018, s.1829.

Tekinalp, Ünal, Sermaye Ortaklıklarının Yeni Hukuku, Vedat Kitapevi, 4. Basım, İstanbul, 2015, s.384; Tekinalp, Ünal, Yeni Anonim ve Limited Ortaklıklar Hukuku ile Tek Kişi Ortaklığının Esasları, Vedat Kitapevi, 2. Basım, İstanbul, 2012, s.223

GÜVENÇ ŞAHİN-ANONİM ŞİRKETLERDE ISKAT MÜESSESESİ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Next Post

Eksantrik Kas Kasılması - Özellikleri, Faydaları ve Riskleri

Per Haz 18 , 2020
Share on WhatsApp Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn Share on Email Share on Telegram1. Eksantrik Kas Kasılması Nedir? Eksantrik kas kasılması, kasa uygulanan kuvvet, kasın kendisi tarafından üretilen anlık kuvveti aştığında meydana gelir ve kasılırken kas-tendon sisteminin zorla uzamasıyla sonuçlanır. Bu süreçte kas dıştan gelen bir […]
Eksantrik Kas Kasılması - Özellikleri, Faydaları ve Riskleri