Kanunlar Hiçbir Zaman Yeni Değildir

Biraz durup düşünmek, kanunların genellikle, kanunlaştırıldıkları anda Athena’nın Zeus’un başından tepeden tırnağa zırhlara bürünmüş vaziyette doğduğu gibi ortaya çıkmadıklarına ikna edecektir.

Yasama ve kanunlaştırma çok farklı iki şeydir. Yasama, en üst otorite tarafından dayatılmadan önce gözetilmeyen veya yasal bir geçerliliği olmadan bir takım davranış kurallarının otorite tarafından yasallaştırılmasıdır. Fakat yeni kanunlar bile hemen hemen hiçbir zaman tümüyle yeni değildir; neredeyse her zaman, yeni kanunlara az çok uyumlu olan ve uzun zamandır sessiz sedasız insanların zihniyetini bu yeni kanunlara hazırlayan mevcut bir geleneği veya toplumsal görüşü temel alırlar.

zeus

Yeryüzündeki en despot kral bile halkına, fıtratlarına aykırı, atalarından kalan tüm görüş ve alışkanlıklarına hakaret eden ve en kıymetli duygu ve arzularını dikkate almayan tamamen yeni bir kanun dayatamazdı. En devrimci görünüşe sahip yasamalarda bile daima toplumun onayını ve itaatini sağlayan tutucu bir unsur vardır. Ancak ve ancak bir halkın geçmişine belli bir ölçüde uyan bir kanun o halkın geleceğini şekillendirebilir.

yasamaİnsan toplumunu temelinden yeniden inşa etmek, hayali bir teşebbüstür; felsefi hayalperestlerin ütopyalarında kaldığı sürece zararsızdır fakat demagog ya da despotlar uygulamaya kalkışırsa tehlikeli ve muhtemelen yıkıcıdır. Bu demagog ya da despotlar, bu girişimleriyle, çözmeye kalkıştıkları sorunun temel ilkelerinden bihaber olduklarını kanıtlarlar.

Toplum bir yapı değil, bir gelişimdir. Bir bahçıvanın ustalığıyla ova ve bayırlardaki sıradan çiçeklerden daha güzel ve daha zengin renklere sahip çiçekler ürettiği gibi bu gelişimi değiştirip ona daha zarif şekiller verebilsek bile, bahçıvanın bir zambak veya gülü yeniden yaratamadığı gibi biz de toplumu yeniden yaratamayız. Bu yüzden her kanunda, her çiçekte olduğu gibi, geçmişe dair bir unsur vardır, kökenine kadar takip edebilmemiz durumunda bizi insan yaşamının veya bitki yaşamının en erken dönemlerine götürecek bir unsur.

Sir James George Frazer- Man God and İmmortality kitabından

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Next Post

Büyünün Bilime Benzerliği

Sal Şub 20 , 2018
Share on WhatsApp Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn Share on Email Share on TelegramBirlik duygu büyüsünün en saf ve bozulmamış haliyle var olduğu yerlerde, doğadaki bir olayın diğerine, hiçbir ruhani ya da kişisel aracının müdalahesi olmaksızın her zaman kaçınılmaz olarak izlediği düşünülür. Bu bakımdan temel düşüncesi, […]
büyü ve bilim

Bu Yazıları da Okumak İsteyebilirsin