Kayyum Nedir? Kayyum ve Kayyım Ne Demek?

kayyum-nedir-kayyum-ne-demek

Özellikle son zamanlarda sıkça duyduğumuz “kayyum” kelimesi Arapça “kayyım” kökenli bir kavram olup, icra etmek veya yönetmek anlamında kullanılmaktadır. Bu kavramın doğru anlaşılması adına telaffuzla ilgili öncelikli olarak bilinmesi gerekenin “kayyım mı, yoksa kayyum mu” olduğudur. Çünkü kamuoyu ve medyada her ne kadar kayyum olarak bilinip yazılsa da bu kavram, hukuki manada yürürlükte olan Türk Medeni Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu’nda “kayyım” olarak kullanılmaktadır.

Kelime anlamı olarak bir şeyin bakımını üstlenmek, yönetmek, birinin mal varlığını basiretle idare etmek anlamlarına gelen kayyım kelimesi, kimi zaman kayyum olarak da ifade edilmektedir. Kayyum, “belli bir malın yönetilmesi veya belli bir işin yapılması için görevlendirilen kimse” şeklinde tanımlanmaktadır.

İslam Ansiklopedisi’nde kayyum sözcüğünün “İslami bir kavram ve Allah’ın adlarından biri” olduğu belirtilmektedir. Yine İslam Ansiklopedisi’ne göre, “kayyım” sözcüğünün, geniş anlamıyla, hâkim tarafından kısıtlı, gaip vb. kişiler adına hukuki tasarrufta bulunmak üzere tayin edilen kimseleri anlatmak üzere kullanılan bir sözcük olduğu belirtilmektedir.

Kayyum, genel anlamda usulsüzlük yapıldığı belirlenen şirketlere, kurum ve kuruluşlara devletin el koyması neticesinde mahkeme tarafından belirlenen ve geçici olarak atanan kişi veya kişiler olarak da ifade edilmektedir. Türk Medeni Kanunu’nda kayyum kavramı, vesayet organlarından biri sayılmış olup, belirli işleri görmek veya malvarlığını yönetmek için atanabilir şeklinde yer almıştır. Boş kalan bir yönetim yapısının, hukuki süreç sonuçlanıncaya kadar devamını sağlamak veya hukuken anlaşmazlık olan durumlarda reşit olmamış bireylerin haklarını korumak amacıyla görevlendirilen kişilere kayyum denilmektedir. Kayyumun amacı yönetimsel boşluğu doldurmak, kişi ve kurumların devamlılığı için temsilcilik yapmaktır.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’na göre mahkemeler, gereken hallerde ve mahkemeler tarafından belirlenen görevler doğrultusunda gerçek veya tüzel kişilere kayyum ataması yapabilmektedirler. Türk Medeni Kanunu’nda aşağıda belirtilen durumlardan dolayı mahkeme re’sen veya ilgililerin talebi üzerine temsil kayyumu, yönetim kayyumu ve iradi kayyumu atayabilir. Bu durumları kısaca özetlemek gerekirse;

  1. Miras paylaşımına ilişkin anlaşmazlık durumlarında, mirasçılar tarafından mirasçılardan birinin yerine bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çakışıyorsa, Ayrıca yasal temsilcinin görevini yerine getirmesinde bir engel varsa temsil kayyumu atanır.
  2. Şirketler veya kurumlarda yönetim sorununun bulunması veya yöneticilerinin gaipliğine karar verilmesi durumunda yönetim kayyumu atanır.
  3. Kişilerin sakatlık, yaşlılık, gibi nedenlerle işlerini yürütemedikleri durumlarda iradi/isteğe bağlı kayyum atanması yapılır.

Türk Medeni Kanunu’nda gereken ilgili hallerde kayyum atamaları yapıldığı gibi Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ilgili maddelerinde belirtilen durumlarda da yönetimlere kayyum ataması yapılabilmektedir. Suçun bir şirketin faaliyeti çerçevesinde işlenmekte olduğu hususunda kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılabilmesi için gerekli olması halinde hâkim veya mahkeme şirket işlerinin yürütülmesi ile ilgili olarak kayyum atayabilir. Şirketlere kayyum ataması aşağıdaki suçlardan dolayı yapılabilmektedir:

  • a) Türk Ceza Kanunu’nda yer alan,
    1. Göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti (madde 79, 80),
    2. Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (madde 188),
    3. Parada sahtecilik (madde 197),
    4. Fuhuş (madde 227),
    5. Kumar oynanması için yer ve imkân sağlama (madde 228),
    6. Zimmet (madde 247),
    7. Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama (madde 282),
    8. Silahlı örgütü (madde 314) veya bu örgütlere silah sağlama (madde 315),
    9. Devlet sırlarına karsı suçlar ve casusluk (madde 328, 329, 330, 331, 333, 334, 335, 336, 337), Suçları,
  • b) Ateşli silahlar ve bıçaklar ile diğer aletler hakkında kanunda tanımlanan silah kaçakçılığı (madde 12) suçları,
  • c) Bankalar Kanunu’nun 22. maddesinin (3) ve (4) numaralı fıkralarında tanımlanan zimmet suçu,
  • d) Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nda tanımlanan ve hapis cezasını gerektiren suçlar,
  • e) Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun 68 ve 74. maddelerinde tanımlanan suçlar.

Özellikle de son birkaç yıldır ülkemiz Doğu ve Güneydoğu bölgelerinde bulunan bazı il ve ilçe belediyelerine terörle iltisaklı oldukları gerekçeleriyle kayyum atamaları yapılmıştır. Belediye başkanlarının terör soruşturmaları nedeniyle tutuklanmalarının ardından İçişleri Bakanlığı tarafından belediye başkanlıklarına başkan vekilleri kayyum olarak atanmıştır. Kayyum atamaları Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın, Belediyeler Kanunu Madde 127’de belirtilen yetki ile gerçekleştirilmiştir.

Mahalli idarelerin seçilmiş organlarının, organlık sıfatını kazanmalarına ilişkin itirazların çözümü ve kaybetmeleri, konusundaki denetim yargı yolu ile olur. Ancak, görevleri ile ilgili bir suç sebebi ile hakkında soruşturma veya kovuşturma açılan mahalli idare organları veya bu organların üyelerini, İçişleri Bakanı, geçici bir tedbir olarak, kesin hükme kadar uzaklaştırabilir.

Kayyum olarak atanan kişi, belediyeler için seçimlere kadar ya da suç isnat edilen kişinin mahkemece suçsuzluğu ispatlanıp kanıtlanıncaya kadar kurumu yönetmekle görevlendirilir. Görevin süresi boyunca kayyumun alacağı ücret mahkeme tarafından iş konusuna göre belirlenip karar verilir.

Kayyumun bir diğer görevi ise, mahkemenin belirlediği bu kararlar içerisinde kurumun bütün yetkilerini alıp her türlü kararları uygulamaya koymak, yeni yönetimi belirlemek, suçlamalara konu olan faaliyetler varsa bunları sonlandırmaktır.

Türk Medeni Kanunu’nun 403. maddesine göre, kayyum, belirli işleri görmek veya malvarlığını yönetmek için atanır. Kayyım kanunda belirtilen durumlarda, gerçek hak sahibinin yetersizliği, haklarını kullanamaması gibi nedenlerle, onun yerine temsilci olarak, bir malı yönetmek ya da bir işi görmek üzere atanan kişi olarak tanımlanmaktadır. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 133. maddesinde ise;

“suçun bir şirketin faaliyeti çerçevesinde işlenmekte olduğu hususunda kuvvetli şüphe belirtilerinin varlığı ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılabilmesi için gerekli olması halinde; soruşturma ve kovuşturma sürecinde, hâkimin veya mahkemenin, şirket işlerinin yürütülmesiyle ilgili olarak kayyım atayabileceği”

kurala bağlanmıştır.

Kayyum ile kayyımın farkı nedir?

Kayyım ile kayyum birbirlerinden farklı kelimeler olmakla beraber birbirlerinden farklı anlamlar içermektedir. Kayyım kelimesi, yönetici, bekçi, bir şeyi vekâleten idare eden anlamlarına gelen Arapça kökenli bir kelimedir. Kayyum ise ebedi kalıcı, her şeyin varlığı kendisine bağlı olan kâinatı idare eden manasına gelen Allah’ın sıfatıdır.

Türk Dil Kurumu’na (TDK) göre “kayyum”, “belli bir malın yönetilmesi veya belli bir işin yapılması için görevlendirilen kimsedir. Farklı anlamlar taşıyan bu iki sözcük çoğu zaman karıştırılarak birbirilerinin yerine kullanılmıştır.

Yönetim Kayyımlığı

Yönetim kayyımlığında güdülen amaç, gerekli olan yönetimden yoksun kalan ve yönetimi başkaca yollarla sağlanamayan malvarlığının yönetilmesidir. Yönetim kayyımlığı esas olarak 427 ve 428. maddelerde düzenlenmiştir. 427. maddede yönetim kayyımı atanmasını gerektiren genel nedenler öngörülmüştür, 428. madde isteğe bağlı yönetim kayyımlığını düzenlemektedir. Yönetim kayyımı atanmasını gerektiren özel nedenler temsil kayyımlığında olduğu gibi yasanın farklı maddelerinde öngörülmüştür bunlar

  1. Kişi uzun süreden beri bulunamıyor ve oturduğu yer de bilinmiyorsa,
  2. Kişi vesayet altına alınması için yeterli sebep olmamasına rağmen, malvarlığını kendi başına idare edemiyor, idare etmesi için yönetici atayamıyorsa,
  3. Bir terekede mirasçılık hakları henüz belli değilse veya ceninin menfaatleri gerektiriyorsa,
  4. Tüzel kişi gerekli organlarından yoksun kalmış ve tüzelkişinin başka yoldan yönetimi mümkün olmamışsa,
  5. Hayır işi veya genel yarar için toplanmış paranın yönetimi veya bu parayı harcama yolu sağlanamamışsa şartlarından oluşur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Next Post

Liberteryenizm Nedir?

Cum Ara 4 , 2020
Share on WhatsApp Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn Share on Email Share on TelegramLiberalizmin aşırı versiyonu olarak da nitelenen liberteryenizm, devletin mümkün olan en minimal seviyede var olması gerektiğini savunmaktadır. Politik ve felsefi bir gelenek olarak liberteryenizm, politik meselelerde bireysel özgürlükleri öne çıkartan bir doktrindir. Her […]
Liberteryenizm-nedir

Bu Yazıları da Okumak İsteyebilirsin