Koalisyon Nedir? Çeşitleri- Türkiye’de Kurulan Koalisyonlar

koalisyon-nedir

1. Koalisyon Nedir?

Koalisyon; demokratik ülkelerde seçimler sonucu tek bir partinin güvenoyu alabilecek bir hükümet kurmasını sağlayacak milletvekili çıkaramaması durumunda diğer partilerle iş birliğine gitmesidir.

Koalisyon hükümetleri en az iki ve daha çok sayıda siyasal partinin katılımıyla kurulurlar. Burada koalisyona giren partiler hükümet oluşumu için üye vermekte ve bir koalisyon protokolü imzalamaktadır. Protokol bütün üyeler için bağlayıcı ve bütünleştiricidir. Genelde azınlık hükümetleri de bir koalisyon türüdür. Küçük partiler diyebileceğimiz bu partiler hükümete girmemekte, büyük partiye dışarıdan destek vermektedirler.

2. Seçim Koalisyonu ve Yasama Koalisyonu

Toplumu ilgilendiren çok ciddi konularda ve geçiş süreçlerinde milli koalisyonlar yapılabilmekte burada bir ülkedeki ciddi buhranların en az hasarla atlatılması arzulanmaktadır. Koalisyonlar seçim koalisyonu ve yasama koalisyonu şeklinde de olabilmektedir. Seçim koalisyonları küçük partilerin ülke barajını aşabilmek amacıyla ya da büyük partinin küçük bir partinin de desteğini alarak iktidara gelmek niyetiyle yaptığı koalisyondur. Yasama koalisyonları ise seçimler yapıldıktan sonra kurulmaktadırlar.

3. Koalisyon Varyasyonları

Parlamenter sistemlerde kurulabilecek koalisyon hükümetleri beş kategoride açıklanabilir.

Partiler X  Y Z P Q Toplam
Teoriler (Sol)  (Sağ)
8 21 26 12 33 100
Asgari Çoğunluklu Koalisyon XYZ XPQ ZYP YQ ZQ
Asgari Büyüklük  XPQ
Pazarlık Önermesi  BE CE
Asgari Uzaklık XYZ YZP ZQ
Asgari Çoğunluklu Bağlantılı XYZ YZP ZPQ

(Tablo-1 Meclisteki Milletvekili Dağılımına Göre Beş Koalisyon Teorisi için Tahmini
Kabine Koalisyonları)




3.1. Asgari Çoğunluklu Koalisyonlar (Büyüklük İlkesi)

Büyüklük ilkesi, asgari çoğunluklu kabinelerin kurulması beklentisini ifade etmektedir; bunlar, iki veya daha çok partinin, bir arada mecliste çoğunluğu ellerinde bulundurmaları bakımından, “çoğunluk koalisyonlarıdır” ancak, nçoğunluğa ulaşmak için zorunlu olmayan hiçbir partiyi de aralarına almazlar ve bu bakımından da “asgari” bir nitelik taşırlar. Bu durum Tablo-1’de örneklendirilmiştir. Buna göre, XYZ koalisyonu, çoğunluğa sahip bir koalisyondur; çünkü X, Y ve Z, 100 parlamento sandalyesinden 55 sandalyelik bir çoğunluğu ellerinde bulundurmaktadır. Bu koalisyon, aynı zamanda asgari niteliktedir; çünkü partilerden her üçü de, çoğunluğu sağlamak için gereklidir. Koalisyonun en küçük ortağı olan X’ in dışarıda bırakılması, koalisyonun parlamentodaki desteğini, sandalyelik bir çoğunluktan ancak 47 sandalyelik bir azınlığa indirir. Buna karşılık, P partisinin koalisyona eklenmesi, onu asgari olmaktan çıkarır; çünkü bir XYZP koalisyonunda X veya P’den herhangi biri, çoğunluk desteğini kaybetmeksizin, dışarıda bırakılabilir.

18 Nisan 1999 seçimleri sonrasında ortaya çıkan tabloya göre iki partili hiçbir koalisyon hükümeti seçeneği mümkün olmamıştır. Üç partiden oluşan DSP-MHPANAP koalisyon hükümetini bu nedenle asgari çoğunluklu bağlantılı koalisyon modeline örnek olarak göstermek mümkündür.

3.2. Asgari Büyüklükte Koalisyonlar

Asgari büyüklükte koalisyon teorisi, asgari çoğunluklu koalisyon teorisi gibi, iktidarın azamileştirilmesi görüşüne dayanır ancak; farklı olarak da bu gerekçeyi mantıksal sonuç noktasına kadar götürür. Teoriye göre siyasal partiler, kabine iktidarındaki paylarını azamileştirmek amacıyla, gereksiz ortakların koalisyon kabinesinin dışında tutulmasını ister ve bundan dolayı da olası en dar meclis çoğunluğuna dayalı bir kabine tercih edilir.

Bu teoriye göre tablo 1’de E partisi için, 53 sandalyeye sahip XPQ koalisyonunu kurmak, 59 sandalyeye sahip ZQ koalisyonunu kurmaktan daha avantajlıdır. Çünkü birinci durumdaki Q’ nun parlâmentodaki 33 sandalyesi, kabinenin parlâmentodaki desteğinin yüzde 62’sini, ikinci durumda ise ancak yüzde 56’sını oluşturacaktır. 20 bakandan oluşan bir kabinede bu fark, Q partisi için bir bakanlık daha sağlamak demektir. Bu anlayışa göre asgari büyüklükte kabinelerin kurulacağını tahmin etmek gerekir. Örneğin teoriye göre, 54 ile 59 sandalye arasında değişen diğer dört koalisyon yerine, 53 parlamento sandalyesine sahip olan XPQ koalisyonunun kurulması beklenebilir.

3.3. Asgari Sayıda Partiden Oluşan Koalisyonlar (Pazarlık Önermesi)

Teoriyi göre asgari çoğunluklu kabineler arasında, mümkün olan en az sayıda partiden oluşan koalisyonların kurulması muhtemeldir; çünkü diğer şartların eşit olması halinde, daha az sayıda partinin, koalisyonun kurulmasına ilişkin görüşme ve pazarlıkları sonuçlandırmaları ve böyle bir koalisyonun varlığını sürdürmesi daha kolaydır. Tablo 1’deki beş asgari çoğunluklu koalisyon arasında, pazarlık önermesi, YQ veya ZQ koalisyonlarının kurulacağını tahmin etmektedir; çünkü bunlarda, üç parti koalisyonu yerine, sadece iki parti koalisyonu söz konusu olmaktadır.

3.4. Asgari Uzaklıklı Koalisyonlar

Asgari uzaklıklı koalisyonlar, benzer politika tercihlerine sahip partilerin, birbirlerinden çok uzak olan partilere kıyasla, koalisyonları daha kolay kurup yaşatabilecekleri gibi temel bir düşünceye dayandırılmıştır. Teoriyi göre tablodaki partiler, bir sol-sağ skalası üzerinde sıralanmışlardır; X partisi aşırı solda, Q partisi aşırı sağda yer almış ve bunlar arasındaki uzaklık, onları ayıran “aralık” ların sayısıyla ölçülmüştür. Asgari çoğunluklu beş koalisyonun uzaklıkları, iki, üç ve dört “aralık” tır. Eğer partiler benzer düşünceli partilerle bir koalisyon kurmak isterse, uzaklığı iki “aralık” olan XYZ koalisyonu, uzaklığı dört “aralık” olan ve sol-sağ spektrumunun tümünü kapsayan XPQ koalisyonundan daha olanaklıdır. Asgari uzaklık teorisi, tıpkı XYZ gibi iki “aralık” uzaklıkta olan YZP ve ZQ koalisyonlarını da daha olanaklı göstermektedir.

3.5. Asgari Çoğunluklu Bağlantılı Koalisyonlar

Teoriye göre, partiler en yakın komşularıyla ortaklık kurmaya çalışırlar, diğer komşu partiler de bir çoğunluk koalisyonu oluşuncaya kadar bunlara eklenir. Tablo 1’deki örnek, asgari çoğunluklu bağlantılı koalisyonların, asgari çoğunluklu koalisyonlarla kesinlikle aynı şey olmadıklarını göstermektedir. Asgari çoğunluklu koalisyon teorisine göre, ZPQ koalisyonunda gereksiz bir ortak olan P partisi vardır.




4. Türkiye’de Kurulan Koalisyon Hükümetleri

Türkiye’de çok partili siyasal hayata geçildikten sonra ilk koalisyon hükümeti İsmet İnönü’nün başkanlığında kurulmuştur. İnönü, kurulacak olan koalisyon hükümeti için görüşlerini şöyle ifade etmiştir: ‘’Başkanı bulunduğum karma hükümet siyasi hayatımızda geçmiş misali olmayan yeni bir teşekküldür. Uzun bir ayrılık devri içinde bir araya gelmeleri ve bir dilden konuşmaları imkânsız sayılan siyasi partiler anlaşarak bir hükümet kurabilmişlerdir.

Emre Kongar’da kurulan bu ilk koalisyon hükümetini, ’’sakat’’ ya da ‘’yaralı’’ ve ‘’düşman kardeşler’’ olarak nitelemiştir. 20 Kasım 1961’de 12 CHP’li ve 10 AP’ li bakanla kurulan bu koalisyon hükümeti, 27 Haziran 1962 tarihine kadar devam etmiş, sonrasında ise İnönü’nün başkanlığında, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Yeni Türkiye Partisi (YTP), Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi (CKMP) ve bağımsızlardan oluşan ikinci bir koalisyon hükümeti daha kurulmuştur. Bu koalisyon hükümeti ömrünü kısmi siyasal af, Kıbrıs’ta yaşanan olaylar, 21 Mayıs askeri darbe girişiminin bastırılması gibi gelişmelerle tamamlamıştır. 25 Aralık 1963 tarihinde üçüncü koalisyon hükümeti de azınlıkların desteği sonucunda yine İnönü tarafından kurulmuştur. Bu koalisyonun kurulmasında Kıbrıs’ta baş gösteren kriz de etken olmuştur.

 

1961-1965 döneminin kurulan son koalisyon hükümeti, Adalet Partisi (AP), Yeni Türkiye Partisi (YTP), Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi (CKMP), Millet Partisi (MP) ve Bağımsızlardan oluşmuştur. Bağımsız bir başbakan olan Suat Hayri Ürgüplü, hükümeti 10 Ekim 1965 tarihinde yapılan seçimlere kadar götürmüştür.

Türk siyasal hayatında 1973-1977 arası, ikinci dönem koalisyon hükümetleri olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu dönemin ilk koalisyon hükümeti başbakanı Naim Talu, Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk’tür. Naim Talu tarafsız bir başbakan niteliğinde 14 Ekim 1973 milletvekilliği genel seçimlerine kadar bir seçim hükümeti olarak görev yapmıştır. 14 Ekim 1973 tarihinde yapılan seçimlerde ise CHP % 33,3 oy oranı ve 185 milletvekilli ile birinci parti olmayı başarmıştır. Seçimlerden sonra Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve Milli Selamet Partisi (MSP) arasında sekiz ay kadar süren bir koalisyon hükümeti kurulmuştur.

Türk siyasal hayatında sağ partiler tarafından kurulan Birinci Milliyetçi Cephe Hükümeti 1975-1977 arası bir dönemi kapsamaktadır. 12 Nisan 1975 günü Süleyman Demirel başkanlığındaki Adalet Partisi (AP), Milli Selamet Partisi (MSP), Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Bağımsızlar ortak hükümetine 218’e karşı 222 güvenoyu verilmiş ve hükümetin kurulması sağlanmıştır. 15 Bu hükümetin sona ermesinden sonra İkinci Milliyetçi Cephe Hükümeti de Demirel başkanlığında Adalet Partisi (AP), Milli Selamet Partisi (MSP) ve Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) arasında kurulmuş altı ay kadar görev yapan bu hükümette güvensizlik oyuyla düşürülmüştür.

Milliyetçi Cephe hükümetlerinden sonra Bülent Ecevit, DP-CGP-CHP ve Bağımsızlar arasında bir koalisyon hükümeti daha kurmuştur. 14 Ekim 1979 tarihinde yapılan ara seçim sonuçlarını halkın “güvensizlik oyu” olarak değerlendiren Ecevit, sonrasında ise hükümetin istifasını sunmuştur.

1980 darbesine uzanan süreçte son koalisyon hükümetini MHP ve MSP’ nin de desteğini alarak, bir azınlık hükümeti şeklinde kuran AP’nin başındaki Süleyman Demirel olmuştur. Demirel, MHP Genel Başkanı Alparslan Türkeş’le anlaşarak, dışarıdan direktifle tek başına AP azınlık hükümetini kurma yolunda teminat almıştır. Necmettin Erbakan’da Demirel’in sunduğu dışarıdan direktifli AP azınlık hükümetini onaylamıştır.




20 Ekim 1991 Genel seçimlerinden % 26,2 ile birinci çıkan Doğru Yol Partisi (DYP) ile % 20,1 ile üçüncü çıkan Sosyal Demokrat Halkçı Parti (SHP), Halkın Emek Partisi (HEP) ile birlikte bir koalisyon hükümeti kurmuşlardır. DYP-SHP koalisyonu devam ederken Turgut Özal’ın ani ölümü üzerine Süleyman Demirel, Cumhurbaşkanlığına seçilmiş, SHP lideri Erdal İnönü’de genel başkanlıktan çekilmiştir. Demirel’in yerine Tansu Çiller, İnönü’nün yerine de Murat Karayalçın gelmiş ve bu iki parti arasındaki koalisyon hükümeti, Tansu Çiller’in başbakanlığında 5 Ekim 1995 tarihine kadar sürmüştür.

Mesut Yılmaz ile Tansu Çiller bir başka koalisyon hükümeti olan ANAYOL koalisyon protokolünü 3 Mart 1996 tarihinde imzalamıştır. Mesut Yılmaz, koalisyon hükümetinin ilk başbakanıdır. TEDAŞ ihalesindeki yolsuzlukla ilgili Çiller hakkında soruşturma açılması, örtülü ödenekten Çiller’in harcamış olduğu 500 milyonun hesabını verememesi gibi gelişmeler üzerine DYP Genel İdare Kurulu, hükümetten çekilme kararı almış, 6 Haziran 1996 tarihinde de Mesut Yılmaz, hükümetin istifasını Cumhurbaşkanı’na sunmuştur.

Necmettin Erbakan’ın kurduğu Refah Partisi ile Doğru Yol Partisi (REFAHYOL) arasındaki koalisyon hükümetini, Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel 28 Haziran 1996 tarihinde onaylamıştır. Erbakan’ın Libya lideri Kaddafi ile yapılan olaylı görüşmesi, bazı cemaat liderlerine başbakanlık konutunda verilen yemek, Çankaya’ya ve Taksim’e cami yapılması, hac, kurban derisi gibi tercihler, kamuoyunda sert tepki görmüş ve başbakanlığı 28 Şubat süreciyle kesintiye uğramıştır.

55. Koalisyon Hükümetini ise (ANASOL- D ) Anavatan Partisi, Demokratik Sol Parti ve Demokrat Türkiye Partisi kurmuştur. Haziran 1997 ile Ocak 1999 tarihleri arasında görev yapan bu koalisyon hükümeti de Türk bank ihalesindeki yolsuzluk üzerine, verilen gensoruyla düşürülmüştür. ANASOL- D hükümetinin düşmesi üzerine, Bülent Ecevit, DSP azınlık hükümetini kurmuştur. 11 Ocak 1999’da Cumhurbaşkanı tarafından onaylanan DSP azınlık hükümeti, güvenoyu almayı başarmıştır. DSP azınlık hükümeti döneminin en önemli gelişmesi Abdullah Öcalan’ın yakalanarak Türkiye’ye getirilmesidir. DSP Azınlık Hükümeti 18 Nisan 1999 Milletvekili Genel Seçimlerine kadar görev yapmıştır.

Türk Siyaset tarihinde son koalisyon hükümetini, Bülent Ecevit kurmuştur. DSP MHP- ANAP’tan oluşan bu koalisyon hükümeti Mayıs 1999 ile Kasım 2002 tarihleri arasında görev yapmış, en uzun süren bir koalisyon hükümeti olmuştur.




Kaynak: Hakan GEZER- TÜRK SİYASAL HAYATINDA KOALİSYON HÜKÜMETLERİ: DSP – MHP – ANAP ÖRNEĞİ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Next Post

Biyokütle Çevrim Teknolojileri

Cum Ağu 7 , 2020
Share on WhatsApp Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn Share on Email Share on TelegramBiyokütle kaynakları biyokütle çevrim teknikleri ile biyokimyasal ve termokimyasal yöntemlerle işlenerek katı, sıvı ve gaz ürünlere ve yakıtlara çevrilmektedir. Çevrim işlemleri sonunda biyoetanol, biyodizel, biyogaz ve pirolitik gaz gibi ana ürün olan yakıtların […]
Biyokütle Çevrim Teknolojileri