Kollektivhus Nedir?

Kollektivhus Nedir?

20. yüzyılda farklı ihtiyaçların doğmasıyla birlikte kollektivhus gibi farklı yaşam formları şekillenmeye de devam etmiştir. Bu dönemde modern şehir sakinlerinin sayısındaki artış konuttaki belirli işlevlerin paylaşılmasını öneren mimari kavramların ortaya çıkmasına neden olmuştur. Özgürleşme hareketinin ve kadın haklarının savunucusu Lily Braun’un fikirlerinin bir parçası olarak, Avrupa’daki bazı şehirlerde ortak mutfaklar oluşmaya başlamıştır. Bu sayede bazı apartmanlarda; her daire için özel olan mutfak, ortak ve tek bir mutfağa dönüşmüştür. Amaç geleneksel aile birimini ve hane halkındaki rollerin geleneksel dağılımını yeniden düzenlemektir. 1928 yılında bu yeni fikirlerle birlikte eşitlik ve kolektif yaşam üzerine Moskova’da Narkomfin binası tasarlanmıştır. Bir tür ortak ev olarak düşünülen yapıda, kamusal alan maksimize edilirken; dairelerin bireysel alanı en aza indirilmiştir. 1934 yılında başka bir deneysel vizyonu Londra’da Isokon Binası edinmiştir.

Kollektivhus minimalist daireler, bir grup tedarikçi tarafından yapılmıştır. Bu konut Marcel Breuer, Agartha Christie, Walter Gropius, Laszlo Moholy-Nagy gibi birçok ünlü isme ev sahipliği yapmıştır. İsveç’te bu tür girişimlerin yaygın olduğu görülmektedir. 1960’lı ve 1970’li yıllarda, özellikle çalışan kadının artan iş yükünün hafifletilmesi ve işgücüne daha çok katılımını sağlama çabasındaki kadın hareketinin etkisiyle hem gündelik yaşamı kolaylaştıracak hem de bir topluluk oluşumuna katkıda bulunabilecek farklı konut talepleri gündeme gelmiştir.

Başlarda genellikle özel girişimciler arkadaş çevreleri ya da aynı hareketin üyeleri kent içi ya da dışında bir merkezi mutfak etrafındaki Storfamilj olarak adlandırılan evleri paylaşmaya başlamışlardır.

Marieberg ortak yeme alanı
Marieberg ortak yeme alanı

Bu dönemde inşa edilen söz konusu örneklerde mutfak işlerinden sorumlu bir personel mevcuttur. Ancak 1970’li yılların ortasında yaşanan konut krizinden sonra başta böyle bir amaç güdülmemesine rağmen yabancılaşmanın bertaraf edilmesi, komşuluk ilişkilerinin özendirilmesi, yaşlıların ve engelli bireylerin adaptasyonu gibi sosyal konular da gündeme gelmiştir. Bu yıllarda feministler, ev işinin aslında ‘üretim sektöründeki’ iş kadar değerli olduğunu, ancak olumsuzluğunun herkesin evinde tek başına yaptığı bir iş olmasından kaynaklandığını dile getirmişlerdir. Bu işi başkalarıyla birlikte elbirliği ile yapmanın verimli olacağı düşünülmüştür. Bu amaçla bir grup mimar, gazeteci ve diğer meslek gruplarından kadınlar 1982 yılında yayımlanan manifesto niteliğindeki ‘Det Lilla Kollektivhuset. En Modell för Praktist Tillämpning (Küçük Kolektif Konut Birimi. Pratik Uygulama İçin Bir Model) başlıklı kitapta daha küçük birimlerden (30-50 kişi) oluşan ve oturanların ev işlerinin altından birlikte kalkacakları bir alternatif model geliştirmişlerdir: ‘Self-work model’ (kendi işini kendin yap).

İlerleyen zamanlarda kolektif konutlara kamu desteği sağlayan bazı gözlemciler bu yerleşim türünün sayıları giderek artan tek ebeveynli aileler için de çok uygun ve çekici bir alternatif olduğunu keşfetmişlerdir. Bekâr annelerin gelir durumlarının çok iyi olmaması bu alternatifin ayrıcalıklılara yönelik olduğuna dair ön yargıların da kırılmasına neden olmuştur. Zaman içinde yerel yönetim ve sosyal otoriteler yaşlıları ve engellileri kolektif evlere entegre etme çalışmaları yapmışlardır. Kollektivhus denilen bu yeni projelerde her hane halkı, kendi özel yaşam alanına (mutfak da dâhil) sahip olmanın yanı sıra paylaşılan birtakım hizmetlerden de yararlanabilmiştir.

İsveç’te temelde iki yaklaşımdan; kamusal konutta hizmet odaklı yaklaşım ve oturanların yönetimine odaklı yaklaşımdan bahsedilebilmektedir. Sosyal hizmetleri ve sağlık hizmetlerini toplulukla bütünleştirmeyi amaçlayan kamusal konutta hizmet modeli, özellikle yaşlılara ve özürlülere yönelik olarak düşünülmüş ancak daha sonra farklı hedef gruplarına hitap edecek biçimde geliştirilmiştir. Bunlar genellikle kuşaklar arası kaynaşmayı amaçlayan büyük ölçekli projelerdir. Fakat kompleks içerisinde bireysel apartman daireleri, hobi odaları, toplantı odaları, kütüphane, jimnastik odası gibi farklı işlevleri olan ve kullanıcıların ortak kullanımına hizmet edecek işlevlere daha fazla yer ayırabilmek amacıyla bu mekânlar standarttan daha küçük olabilmektedir. Yemek profesyonel olarak yapılmakta ve kiracılar yemek için belli sayıda kupon almaktadırlar.

Belediye konut otoriteleri bu evlerde oturacak olan kişileri, bekleme listelerinden, ortak yaşama olan ilgi ve bağlılıkları ile projenin demografik çeşitliliğine yapacakları katkı gibi faktörleri göz önünde bulundurarak seçmişlerdir.

Oturanların yönetimindeki modeller hizmet odaklı modellerden daha küçük ölçeklidir. İsveç’te ortaklaşa konut konusunda çalışan ve öncülük eden ‘Communal Housing Now’ gibi birtakım gruplar oluşturulmuştur. İlk örnek olan Stacken, bu grubun Gothenburg kentinin banliyösünde kiraladığı 60’lı yıllardan kalma ve pek de popüler olmayan bir konut kulesinin yenilenerek oturanların yönetimindeki bir ortaklaşa konut projesine dönüştürülmesi sonucunda ortaya çıkmıştır. Stacken’de ortak mekânlar, orta katta (5. katta) çözülmüştür. Haftada beş gün oturanlar sırayla yemek hazırlarlar, bir ebeveynin işlettiği çocuk bakım birimi vardır ve binanın bakımı ile ilgili işlerin çoğunu kendileri üstlenmişlerdir.

Bir diğer örnek Prästgårdsmarken yapısıdır. Özel bir kooperatif olarak yapılmıştır. Woodward’ın (1989) ikisi servis odaklı ikisi kullanıcı yönetiminde olmak üzere toplam dört kolektif konut projesinin kullanıcıları üzerinde yaptığı araştırmaya göre “bu konut türünde kadınların ve tek ebeveynli ailelerin daha yüksek oranda temsil edildiklerini” ortaya koymaktadır. Bu durumun ortaklaşa konut projelerinin ev işi, çalışma hayatı ve çocuk bakımı dengesini kurma bakımından bu hane halkı tipine sunduğu fırsatlardan kaynaklandığı düşünülebilir. Yine aynı araştırmada, oturanların tercihlerini belirleyen temel etken ortak yaşamın sosyal yönü olarak belirmiştir. Özellikle küçük ölçekli projelerde yemeklerin bir sosyalleşme aracı olarak büyük önem taşıdığı, üçüncü sırada güvenliğin yer aldığı görülmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Next Post

Kooperatif Nedir? Özellikleri ve Şirketlerden Farkı

Pts Haz 15 , 2020
Share on WhatsApp Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn Share on Email Share on Telegram1. Kooperatifler Kooperatifler ortak ekonomik menfaatleri olan kişilerin karşılıklı yardımlaşma ve dayanışma ruhuyla bir araya gelerek ihtiyaçlarını karşılaması için oluşturdukları ekonomik işletmelerdir. Bu işletmeler serbest piyasa ekonomisinin bir parçası olmakla beraber diğer serbest […]
KOOPERATİF-NEDİR