Müstehcen Ne Demektir? Müstehcenlik Kavramı Nedir?

müstehcen

Müstehcen kelimesi Arapçada “ayıp, noksan, kusur, bayağılık, soysuzluk, karışıklık” anlamına gelen hücnet
kelimesinden türemiştir. Kelimenin İngilizce karşılığı ise “obscene” olup, obscene kelimesinin kökeni Latincede “iğrenç, uygunsuz, yakışıksız” anlamlarına gelen “obscaenus” ve “obscenus” kelimelerine dayanmaktadır.

“Müstehcen kısaca ne demektir?”

Müstehcen kelimesinin sözlükteki karşılığı  “açık saçık; edebe aykırı, yakışıksız” şeklindedir. Terimsel açıklamalar, müstehcenliğin uygunsuz, ayıp, bayağı ve edep dışı olduğu sonucunu doğurmakta ve bizi neyin edep dışı, ayıp, uygunsuz olduğu sorusuna yönlendirmektedir. Edep; “toplum töresine uygun davranma, iyi ahlak, terbiye” olarak ifade edilmektedir. Müstehcenliğin edep dışı olduğu kabul edildiğinde bu sefer kavramın ahlaka aykırılık boyutu karşımıza çıkmaktadır. Ahlak kavramı ise temel olarak neyin doğru neyin yanlış sayılması gerektiği hakkında oluşan değer yargılarına göre yapılması ve yapılmaması gereken davranışları düzenleyen yazısız kurallar olarak açıklanabilir. Buna göre müstehcenin tanımı; belirli bir zamanda, belirli bir toplum tarafından hoş karşılanmayan, ahlaki duygu ve değerleri istismar eden ve rahatsızlık uyandıran yazı, söz ve davranışlardır.

Edep kavramı aynı zamanda söz ve davranışta beğenilen yol, terbiye anlamında da kullanılmaktadır. Edepli olmanın utanma eylemine eş değer diğer bir anlamı ise örtülmesi gereken ayıp yerler ya da insanlarda açıkta görünmesi ayıp olarak kabul edilen vücut bölgeleri olup, kadın ve erkek cinselliğinin utanma duygusu uyandıracak şekildeki çıplaklığı ve birlikteliği, müstehcenlik ile çakışmaktadır. Bu anlamda müstehcen; edepli ve ahlaki olmanın dışında bayağı ve çirkinliğe yol açan şeydir.

Müstehcenliğin değerlendirilmesi gereken bir diğer boyutu ise cinsellikle olan ilişkisidir. Müstehcenlik genel olarak cinsel arzuları kışkırtıcı olduğu düşünülen ileti biçimlerini ifade etmektedir. İnsanlık tarihinde, cinsel ahlakın toplum tarafından kabul görmüş sınırlarını zorlayan ürünler müstehcen olarak kabul edilmiştir. Zira müstehcenlik, genel bir ahlaka aykırılık durumu oluşturmamaktadır. Buradaki ahlaka aykırılığın, toplumun ar ve haya yani utanma duygusunu incitir ve cinsel arzuları istismar eder nitelikte olması gerekmektedir. Yani müstehcenlik genel anlamda ahlaka aykırılığı değil, spesifik bir ahlaka aykırılık halini içinde barındırmaktadır.

Bu anlamda kişinin cinsellikle ilgili ahlaki duygu ve değerlerini istismar etmeye yönelen içeriklerin müstehcen olduğu söylenebilir. Cinsel duyguları tahrik ve istismardan ziyade estetik değerin ön plana çıktığı bir ürünün müstehcen olarak değerlendirilmemesi gerekmektedir. Çıplaklık ise başlı başına müstehcenlik göstergesi değildir. Zira müstehcen olarak nitelendirilebilecek bir üründe cinselliğin kaba, rahatsız edici ve estetikten uzak bir biçimde ele alınması ve ürüne maruz kalan kişide cinsel dürtüleri tahrik ve istismara yol açması gerekmektedir.

Sanatsal olma kaygısı olan, ürün veya eserdeki aktörleri obje olarak göstermeyen, çıplaklık ögelerini vurgulamayan bir eser, içinde çıplaklığa yer verse dahi müstehcen olarak kabul edilmeyecektir. Ancak çıplaklık, duruş ve şekil itibariyle cinsel organların ön plana çıkarıldığı, yüz, ifade ve hatları ile cinsel arzu içinde olduğunu ya da cinsel ilişkiye hazır, istekli olduğunu gösterir biçimde sergileniyorsa müstehcen olduğu söylenebilir.

Öte yandan müstehcenlik utanma olgusuyla da yakından ilgilidir. Buradaki utanma olgusu kişi bazlı olarak değil ancak müşterek bir kanaatle belirlenebilir. Ortalama bir insan bakımından ürünün bütününe hakim olan konu; çağdaş değerler doğrultusunda yoğun olarak cinsel duygulara hitap ediyor, cinsel dürtüleri ön plana çıkarıyor, izleyenlerde rahatsızlık hissi uyandırıyor ve toplumun ar, haya, edep duygularını rencide ediyor ise müstehcen olduğu kabul edilebilir.

Kaynaklar;

Özge DUMAN, MÜSTEHCENLİK SUÇU (TCK m. 226)

Yaprak İşçibaşı, Televizyonda Müstehcenlik, Anadolu Üniversitesi Yayını, Eskişehir, 1998, s. 5.

Yunus Anıl Ay, “Müstehcenlik Suçu”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Next Post

Biyosentrizm, Antroposentrizm ve Ekosentrizm Nedir?

Çar Tem 8 , 2020
Share on WhatsApp Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn Share on Email Share on TelegramProtagoras’ın ünlü “İnsan her şeyin ölçüsüdür” sözü, antroposentrik düşüncenin en kestirmeden ifade ediliş şekli olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Antroposentrik düşüncelerin, isimleri ne olursa olsun, paylaştıkları belli temeller bulunmaktadır. Antroposentrizme göre insan ya da […]
Biyosentrizm, Antroposentrizm ve Ekosentrizm

Bu Yazıları da Okumak İsteyebilirsin