Temsili Demokrasi Nedir?

temsili-demokrasi

Demokrasi, en genel tanımıyla, kamusal politikaların oluşturulmasını ve uygulanmasını kapsayan yönetme veya siyasal iktidarı kullanma ve denetleme sürecinde vatandaşların etkili olduğu siyasal yönetim biçimini ifade eder. Bu bağlamda, demokrasinin bilinen ilk örneğini, M. Ö. 5. yüzyılın ortalarında Antik Yunan kent devletlerinden Atina’da yetişkin erkeklerin yönetme sürecine “doğrudan” katıldığı model oluşturmakla birlikte, günümüzdeki şekliyle demokrasi modeli, Amerikan (1776) ve Fransız (1789) devrimlerinin etkisiyle 18. yüzyıldan itibaren “temsili” biçimde ortaya çıkmıştır.

Temsili demokrasi olarak ifade edilen bu modelde, vatandaşlar yönetme sürecine seçtikleri temsilciler aracılığıyla katılmaktadır. İki model arasındaki fark, kent devletinden modern devlete doğru demokrasinin uygulandığı alanın ölçeğindeki değişimle açıklanır. Antik Yunan kent devletlerinin nüfus ve alan itibariyle küçük olmasının yanı sıra yönetme hakkı yalnızca yetişkin erkeklere tanınarak yönetim faaliyetine katılacak kesim daraltılmıştır. Buna karşın modern devlet geniş bir coğrafya üzerinde, büyük ve karmaşık nüfusu barındırır.

Devletin ölçeğinin ve nüfusunun büyümesi ile yönetme faaliyetinin uzmanlık gerektiren ayrı bir alan olarak gelişmesi, yönetime katılma hakkına sahip vatandaşların doğrudan yönetme sürecine katılımını güçleştiren nedenler olarak ifade edilir. Dolayısıyla “temsil” modern devlette demokrasinin uygulanabilme güçlüklerini aşabilmek için kolaylaştırıcı bir araç olmuştur.

Temsili demokrasilerde vatandaş ile temsilci arasında bağ belirli aralıklarla yapılan seçimler aracılığıyla kurulur. Katılımın yaygın, tartışmanın serbest, siyasal özgürlüklerin tanındığı ortamda yapılan seçimler, vatandaşları dikkate alan iyi politikaları veya politikaları beğenilen temsilcileri seçmeye yarar. Vatandaşların çıkarlarını ifade etmeleri ve güçlendirmeleri için tekrarlayan bir fırsat sunmaları, yalnızca temsilcileri seçerek değil geriye dönük performansları doğrultusunda tekrar seçmeyerek cezalandırma gücü sağlaması bakımından seçimlere temsili demokrasilerde merkezi bir değer atfedilir. Seçimlerin sağladığı bu işlev temelinde temsili demokrasilerde vatandaşlar, siyasal iktidarın kullanımı için seçimler yoluyla temsilcilere “geçici” bir yetki vererek yönetme sürecine dahil olur.

Temsili demokrasinin uygulandığı ölçeğe özgü koşullara bağlı olarak seçimler; din, dil, ırk, kültür, gelir, meslek, ideoloji vb. temelli ayrışan toplumsal kesimlerin rekabetine sahne olabilir. Başlangıçta mülkiyet, gelir, vergi ödeme, cinsiyet gibi kriterlere göre az sayıda vatandaşa tanınan seçme hakkının 19. yüzyıl ve 20. yüzyılda siyasal katılıma ilişkin verilen mücadeleler sonucu sınırlı oy’dan genel oy’a evirilmesiyle seçimlerde rekabetin boyutu genişler.

Genel oy ile seçmen sayısı büyüdükçe, seçim süreçlerinde geniş seçmen desteğine ulaşabilme ve bu sayede siyasal iktidarının kullanımını elde edebilme amacı siyasal partileri ortaya çıkarır. Belirli bir programa dayalı sürekli bir örgüte sahip olan siyasal partiler, temsili demokrasilerdeki işlevlerinden hareketle, düzenli yapılan seçimlerde siyasal iktidarı ele geçirmek isteyen bir takım veya kendi ideolojik amaçlarını yerine getirmeyi amaçlayan bir rasyonel aktör olarak tanımlanabilir.

Genel olarak bakıldığında partiler; ideoloji, çıkar, sorun boyutları veya birey merkezli olmak üzere dört temelde kurulur. Seçimlerde her partinin temel amacının siyasal iktidarı kazanmak olduğu göz önüne alındığında, geniş bir seçmen desteği elde edebilmek için partilerin tek bir toplumsal kesimin çıkarını savunma iddiasında bulunmaları istisnaidir. Bazı partiler, örneğin ABD’deki Yeşil Parti gibi, seçimleri kazanma konusunda gerçekçi bir umutları olmasa bile siyasal gündemi etkilemek için çaba gösterirler. Doğal olarak temsili demokrasinin uygulandığı geniş ölçekte partiler boyutlarına göre çeşitli roller üstlenir.

Temsili demokratik sistemin işleyişinde partilerin rolleri; farklılaşan çıkarları temsil etme, seçimlerde belirli programlara dayalı alternatifler oluşturma, adayları belirleme, seçim kampanyaları düzenleme, seçmenleri harekete geçirme, seçim sonucuna göre hükümet veya muhalefet görevi üstlenme, çıkarları bütünleştirme, vatandaşların siyasal sürece katılımını teşvik etme ve siyasal sosyalleşmeyi sağlama gibi, çeşitli biçimde ve düzeyde görülür.

Seçmenler, partilerin isim ve amblemini ipucu ya da kısa yol olarak kullanırlar ve bu sayede hükümet veya muhalefetteki geçmiş performanslarına göre partileri değerlendirirler. İktidardaki partinin değişimi sıkça görülüyorsa, bu, seçmenlerin iktidar partisine karşı memnuniyetsizliğini; seyrek görülüyorsa iktidar partisine memnuniyetini ya da muhalefet partilerinin seçmeni ikna edecek politikalar yoluyla iktidardaki partiye alternatif olabilme yetersizliğini gösterebilir.

Partilerin temsili demokrasilerde yüklendikleri misyonu gerçekleştirebilme kapasiteleri demokrasiyi uygulanabilir kılar. Kimi zaman modern temsili demokrasi parti demokrasisi olarak adlandırılır. Hatta temsili demokrasi açsısından partiler oldukça yüksek bir önemle ifade edilir. Siyasal partilerin doğuşunu modern devletin en ayırt edici özelliklerinden biri olarak kabul eden Schattschneider’e göre, demokratik yönetimlerin oluşumunda oynadıkları rol itibariyle, modern temsili demokrasiyi meydana getiren siyasal partilerdir ve bu yönüyle demokratik yönetimler siyasal partiler olmaksızın düşünülemez. Küreselleşme ile siyasal partilerin kamu politikasını belirleme sürecinde etkinliklerinin giderek azaldığı, partiler yerine toplumsal hareketler ve çıkar gruplarının daha etkili olduğu yönünde genel bir kanı olmakla birlikte siyasal partiler demokratik siyasal yaşamın olmazsa olmaz kurumları olmaya devam etmektedirler.

Siyasal partiler ve seçimler temsili demokrasinin işleyişi için gerekli kurumlar olsa da her ikisi demokratik olmayan siyasal sistemlerde de görülebilmektedir. Demokratik olmayan sistemlerde seçimler ve siyasal partiler, iktidara meşruiyet kazandırma yanında topluma nüfuz etme ve toplumun kontrolünü sağlama, elitler arası güç paylaşımını kurumsallaştırma gibi iktidar partisinin amaçları doğrultusunda işlevler yerine getirirler. Bu nedenle seçimlerin ve siyasal partilerin demokratik sistemlerdeki işleyişi bazı özellikler temelinde gerçekleşmektedir.

Seçimlerin demokratik sistemdeki işlevini yerine getirebilmesi “eşitlik, genellik, gizlilik, bireysellik, serbestlik ilkelerine” uygun olarak yürütülmesiyle yakından ilişkilidir. Demokratik sistemlerdeki siyasal partiler ise iktidarı ancak faaliyet gösterdikleri hukuki çerçevenin sağladığı yasal kanallar aracılığıyla aramalı ve seçimlerle kazandıkları siyasal iktidarın yine seçimlerle devrine hazır olmalıdır. Diğer bir ifadeyle partilerin “iktidar partisi olmanın geçici doğasını” ve siyasal iktidarı kazanabilmek için seçimlerde gerçek anlamda rekabet edebilen potansiyel iktidar alternatifi muhalefet partilerinin varlığını kabul etmeleri beklenir. Temsili demokrasilerde bulunması gereken asgari iki koşulun daha yüksek ve düşük düzeyde bulunması demokrasinin kalitesini ortaya koyar.

Siyasal partilerin demokratik ve demokratik olmayan sistemlerdeki işlevleri doğrultusunda parlamento içi konumları, iktidar süreleri, etkinlik alanları, seçmen desteğinin büyüklüğüne bağlı olarak partiler arası rekabetin kapsam ve boyutuna göre parti sistemleri oluşur. Her siyasal sistemde veya belirli seçim dönemlerinde partilere ilişkin bu özellikler değişkenlik gösterebileceğinden parti sistemlerine ilişkin birçok sınıflandırma yapılabilmektedir. Parti sistemlerinin oluşum süreçleri ve sınıflandırmaları herhangi bir ülkenin siyasal yaşamının işleyişini anlamada ipucu sağlamaları açısından önemli görülür.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Next Post

Termoregülasyon Nedir? Termoregülasyon Yöntemleri Nelerdir?

Sal Tem 7 , 2020
Share on WhatsApp Share on Facebook Share on Twitter Share on LinkedIn Share on Email Share on Telegram1. Termoregülasyon Nedir? Termoregülasyon, canlı bir organizmanın ya da yapılı bir çevrenin iç sıcaklığının, dış ortam sıcaklığından etkilenmeksizin belirli bir aralıkta tutulması olarak tanımlanır. Çevre koşullarının değişmesi halinde canlıda ısı kaybı ya da […]
Canlılardaki ısıl düzenleme yöntemleri ve örnekleri